Türkiye Ekonomisinin İnşaat Çıkmazı: Kanal İstanbul

Hazırlayan: Mehmet Alagöz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Yayını

45 Sayfa

2020

(görsel ve bilgi: 21yyte.org)

Açıklama:

Türkiye ekonomisi öncelikle ulusal ekonomide kronikleşen sorunlardan ve ilave olarak uluslararası
alanda yaşanan istikrarsızlıklardan dolayı ekonomik durgunluktan kurtulamamaktadır. Aslında
Türkiye ekonomisi 2004 yılı sonrasında uygulamaya koyduğu ve daha sonraki yıllarda da gelen
sıcak para akışındaki süreklilikten dolayı vazgeçemediği inşaat sektörü ile büyüme stratejisi,
makroekonomik göstergelerindeki sorunlara kalıcı çözümler üretilememesine neden olmuştur.
Ülkeye gelen yüksek miktardaki yabancı sermayenin, inşaat ve gayrimenkul sektörü üzerinden
ekonomiye kazandırılması, zaman içerisinde reel katma değeri yüksek yatırımların artış hızını
yavaşlatmıştır. Başka bir ifade ile inşaat sektörünün yarattığı katma değerin, tarım ve sanayi
sektöründeki reel üretim gibi sürekliliği bulunmamaktadır. Bu yüzden özellikle sermaye yetersizliği
bulunan ülkeler, kaynaklarını yoğunlukla bu alana yöneltmeleri sonucunda ciddi sorunlar
yaşadığı deneyimler ile sabittir. Dolayısıyla bu durum, ürettiğinden daha fazlasını tüketen bir
ekonomik yapının oluşmasına zemin hazırlamıştır. 2015 yılından sonra Türkiye ekonomisinde
gözle görülen yavaşlama inşaat sektörü ile reel ekonominin ayakta tutulamayacağını göstermiş
ve hatta ekonomik oyuncular üretimden uzaklaşarak, tasarruflarını döviz tevdiat hesaplarına
yöneltmişlerdir.

Türkiye ekonomisinin bu geçmiş deneyimlerine rağmen Kanal İstanbul gibi yine milyarlarca
dolarlık bir yatırımın tekrar gündeme taşınması, döviz ihtiyacı her geçen dönem artan bir ülke
için sorunlardan ders alınmadığını göstermektedir. İstanbul Boğazı gibi doğal bir suyolu bulunan
Türkiye’nin, bunu daha verimli kullanmak için nelerin yapılabileceğini geliştirmek yerine, milyarlarca
dolarlık yeni bir yapay Kanal yapımına karar verilmesi daha çok tartışılacağını göstermektedir.
Özellikle küresel ekonomilerin ve ülkemizin salgın bir hastalıkla mücadele ettiği bir dönemde Kanal
İstanbul yatırımının ihale sürecinin ilk ayağının yapılması, pek çok sorun ile karşı karşıya olan ülke
ekonomisinde krizin derinleşmesine katkı yapacağı muhakkaktır. Bu dönemde siyasal iktidarın
yapması gereken temel yaklaşım; elinde bulunan kaynakları Kanal İstanbul, Millet Bahçesi, yeni
inşaat yatırımları gibi alanlardan ziyade firmaların, çalışanların, işsizlerin, gençlerin, çocukların
ve yaşlıların “nakti ve ayni” ihtiyaçlarını ötelemeden karşılamaktır. Bugün ülkelerin çoğu, sınırları
içerisindeki bütün ekonomik unsurların ihtiyaçlarını ötelemeden devlet bütçesinden karşılama
çabası içerisindedir. Bu sosyal devlet olmanın gereğidir.

Bu raporda, Kanal İstanbul projesinin sadece ekonomik temellerine dayalı bir bakış açısı ile
değerlendirmesi yapılmıştır. Bu değerlendirme yapılırken bir taraftan dünyadaki benzer kanalların
bazıları diğer taraftan da İstanbul Boğazı ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Bu karşılaştırmalar
yapılırken avantajlar ve dezavantajlar tespit edilmiştir. Kanal İstanbul’un ekonomik anlamda
ülkeye sürekli döviz geliri sağlayan bir suyolu olup olamayacağı sorgulanmıştır.

İçindekler:

-Türkiye Ekonomisinin İnşaat Çıkmazı: Kanal İstanbul 3

-Panama Kanalı 6

-Süveyş Kanalı 13

-Kiel Kanalı 18

-İstanbul Boğazı 21

-Kanal İstanbul 29

-Kanal İstanbul ile İstanbul Boğazı ve Seçilmiş Bazı Kanalların Karşılaştırılması 35

Bağlantı:

file:///C:/Users/samsungnb/Downloads/Rapor_20_Turkiye_Ekonomisinin_insaat_Cikmazi_Kanal_istanbul_2.pdf

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s