Yazar: Murat Derinde
Adalet Yayınevi
383 Sayfa
ISBN: 9786253231682
Boyut: 17.0 x 25.0
Ciltli Kapak
2026

Yazar: Murat Derinde
Adalet Yayınevi
383 Sayfa
ISBN: 9786253231682
Boyut: 17.0 x 25.0
Ciltli Kapak
2026
Çalışma konusu dört bölüm halinde ele alınmıştır.
İlk bölümde, diğer bölümlere temel teşkil edecek kavramsal ve teknik altyapıya yer verilmiştir. Bu kapsamda öncelikle savaş gemilerinin tarihsel gelişimi incelenmiştir. Söz konusu inceleme ile savaş gemileri ve deniz harp teknolojilerinin tarihsel evrim sürecinin ortaya konulması ve devletlerin yeni teknolojiler karşısındaki tutumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu değerlendirmelerin sağladığı projeksiyon doğrultusunda, İDA’ların deniz harp ortamında önemli bir paradigma değişimi yaratma potansiyeline sahip olduğu ve bu sistemlerin gelecekte çok daha donanımlı hale gelebileceği kanaatine ulaşılmıştır. Daha sonra askeri maksatla kullanım kavramı açıklanmış, devamında yapay zekâ ve otonomi kavramları teknik boyutlarıyla ele alınmıştır. Son olarak ise İDA’ların tanımı, kullanılan terminoloji ve sınıflandırılmaları incelenmiştir.
İkinci bölümde, İDA’lara uygulanacak hukuki rejimin belirlenmesi bakımından büyük önem taşıyan, İDA’ların gemi statüsü ve savaş gemisi statüsüne ilişkin tartışmalar ele alınmıştır. İnceleme kapsamında uluslararası sözleşmeler, devlet uygulamaları, iç hukuk düzenlemeleri ve teamül hukukundan istifade edilmiştir. Ayrıca gemi statüsü dışında İDA’lar için geçerli olabilecek diğer hukuki statülere de yer verilmiştir. Devamında savaş gemisi kavramı, öğretideki görüşler, askeri el kitapları ve devlet uygulamaları ışığında değerlendirilmiştir. Bu kısımda, savaş gemisine yönelik kuralların amacını tespit etmek bağlamında, tarihsel bir analiz de ortaya konulmuştur.
Üçüncü bölümde, İDA’ların barış zamanında tabi olacağı hukuki rejim incelenmiştir. Bu kapsamda savaş gemilerinin dokunulmazlığı, geçiş rejimleri, açık deniz serbestisi, açık denizde yabancı gemilere müdahale yetkisi ve yardım yükümlülüğü gibi konular İDA’lar bakımından değerlendirilmiştir. Ayrıca denizde seyrüsefer emniyetine ilişkin kuralların İDA’lara uygulanması, meşru müdafaa hakkı ve devletin uluslararası sorumluluğu meseleleri de bu bölümde ele alınmıştır. Öte yandan, meşru müdafaa kapsamında kuvvet kullanımına varacak düzeyde tedbirlerin alınması söz konusu olabilmektedir. Bu durum meşru müdafaa hakkının, İDA’ların silahlı çatışma zamanında kullanılmasını inceleyen bir sonraki bölümde ele alınmasını da mümkün kılmaktadır. Ancak meşru müdafaa hakkının sadece kuvvet kullanımını içermemesi, öğretide genellikle silahlı çatışma hukukundan bağımsız bir kavram olarak incelenmesi ve barış zamanında da başvurulabilecek bir hak olması sebebiyle, çalışmanın üçüncü bölümünde bu konuya yer verilmesi daha uygun görülmüştür. Benzer durum, devletin uluslararası sorumluluğu meselesi için de geçerlidir. Her ne kadar barış zamanına ilişkin bölümde bu konu ele alınsa da silahlı çatışma zamanında da devletin sorumluluğun gündeme gelmesi mümkündür. Ayrıca barış zamanında uygulanacak rejim kavramı oldukça geniş bir kapsama sahiptir. Bu sebeple çalışmanın bu bölümü, barış zamanında uygulanabilecek tüm hukuk kurallarının incelenmesinden ziyade, İDA’lar bakımından hukuki önem taşıdığı değerlendirilen konularla sınırlı tutulmuştur.
Çalışmanın son bölümünde ise, İDA’ların savaş zamanı kullanımı incelenmiştir. Bu başlıkta “savaş zamanı” kavramının tercih edilmesindeki gerekçe, geleneksel öğretide kabul edilen barış ve savaş zamanı ayrımına dayanmaktadır. Bununla birlikte bu başlık altında yer verilen açıklamalarda, güncel uluslararası hukuk terminolojisi ile uyumlu olan “silahlı çatışma” kavramı kullanılmıştır. Bu kapsamda, bu bölümde öncelikle silahlı çatışma hukukunun uygulanma koşulları değerlendirilmiş, ardından silahlı çatışma hukukunun temel ilkelerinin otonom sistemlere nasıl uygulanabileceği ele alınmıştır. Özellikle yüksek seviyede otonomiye sahip sistemlerin hedefleme süreçleri, kuvvet kullanımı ve insan denetimi bakımından doğurabileceği hukuki sorunlar üzerinde durulmuştur. Son olarak denizde silahlı çatışma hukuku kurallarının İDA’lara uygulanması kapsamlı biçimde değerlendirilerek çalışma sonuçlandırılmıştır.
Yorumlar
İlk Yorumu Ekle