Denizci Kitaplığı

Türk Denizciliğinin Belleği

China as a Twenty First Century Naval Power - Theory, Practice, and Implications

China as a Twenty First Century Naval Power - Theory, Practice, and Implications

China as a Twenty First Century Naval Power - Theory, Practice, and Implications

Yazar: Michael A. McDevitt

Navy Institute Press

320 Sayfa

ISBN: 9781557501134

2023

Kitap Hakkında

Xi Jinping has made his ambitions for the People’s Liberation Army (PLA) perfectly clear, there is no mystery what he wants, first, that China should become a “great maritime power” and secondly, that the PLA “become a world-class armed force by 2050.” He wants this latter objective to be largely completed by 2035. China as a Twenty-First-Century Naval Power focuses on China’s navy and how it is being transformed to satisfy the “world class” goal.

Beginning with an exploration of why China is seeking to become such a major maritime power, author Michael McDevitt first explores the strategic rationale behind Xi’s two objectives. China’s reliance on foreign trade and overseas interests such as China’s Belt and Road strategy. In turn this has created concerns within the senior levels of China’s military about the vulnerability of its overseas interests and maritime life-lines. is a major theme. McDevitt dubs this China’s “sea lane anxiety” and traces how this has required the PLA Navy to evolve from a “near seas”-focused navy to one that has global reach; a “blue water navy.” He details how quickly this transformation has taken place, thanks to a patient step-by-step approach and abundant funding. The more than 10 years of anti-piracy patrols in the far reaches of the Indian Ocean has acted as a learning curve accelerator to “blue water” status.

McDevitt then explores the PLA Navy’s role in the South China Sea and the Indian Ocean. He provides a detailed assessment of what the PLAN will be expected to do if Beijing chooses to attack Taiwan potentially triggering combat with America’s “first responders” in East Asia, especially the U.S. Seventh Fleet and U.S. Fifth Air Force.

He conducts a close exploration of how the PLA Navy fits into China’s campaign plan aimed at keeping reinforcing U.S. forces at arm’s length (what the Pentagon calls anti-access and area denial [A2/AD]) if war has broken out over Taiwan, or because of attacks on U.S. allies and friends that live in the shadow of China. McDevitt does not know how Xi defines “world class” but the evidence from the past 15 years of building a blue water force has already made the PLA Navy the second largest globally capable navy in the world. This book concludes with a forecast of what Xi’s vision of a “world-class navy” might look like in the next fifteen years when the 2035 deadline is reached.

 

Xi Jinping, Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) için hedeflerini tam olarak açık bir biçimde ortaya koymuştur. İlk olarak, Çin’in “büyük bir deniz gücü” haline gelmesi; ikincisi ise PLA’nın “2050’ye kadar dünya standartlarında bir silahlı kuvvet”e dönüşmesidir. Bu ikinci hedefin 2035 yılına kadar büyük ölçüde tamamlanmasını arzulamıştır.
“China as a Twenty-First-Century Naval Power” başlıklı kitap, Çin donanmasına ve bu donanmanın “dünya standartlarında” hedefine ulaşmak üzere nasıl dönüştürüldüğüne odağına almaktadır. Yazar, kitabına Çin’in neden böyle önemli bir deniz gücü olmayı istediğini inceleyerek başlamakta ve önce Xi’nin bu iki hedefinin arkasındaki stratejik mantığı ele almaktadır. Çin’in dış ticarete ve Kuşak ve Yol stratejisine olan bağımlılığı, ordunun üst kademelerinde denizaşırı menfaatlerin ve deniz yaşam hatlarının (sea lines of communication) savunmasızlığına ilişkin olarak ciddi endişelere yol açmıştır. Dolayısıyla bu konu, kitabın ana temalarından biridir. McDevitt bunu Çin’in “deniz yolu kaygısı” (sea lane anxiety) olarak adlandırmakta ve bu kaygının, PLA Donanması’nı “yakın denizler” odaklı bir donanmadan küresel erişime sahip bir “mavi su donanması”na (blue water navy) dönüşmeye nasıl mecbur bıraktığını değerlendirmektedir. Yazar, bu dönüşümün, sabırlı bir yaklaşım ve güçlü bir finansal destek sayesinde ne kadar hızlı gerçekleştiğini ayrıntılı olarak bir ele almaktadır. Çin’in Hint Okyanusu’nun uzak bölgelerinde 10 yıldan fazla süren korsanlığa karşı gerçekleştirdiği devriyeler, “mavi su” kapasitesine ulaşmasında hızlandırıcı bir rol oynamıştır.
Bu konunun ardından, PLA Donanması’nın Güney Çin Denizi ve Hint Okyanusu’ndaki rolünü inceleyen McDevitt,  Pekin’in Tayvan’a saldırma kararı vermesi halinde PLAN’dan neler bekleneceğine dair detaylı bir değerlendirme sunmaktadır. Bu senaryoya göre, Amerika’nın Doğu Asya’da konumlu “ilk müdahale güçleri”, özellikle ABD 7. Filosu ve ABD 5. Hava Kuvveti ile doğrudan bir çatışmayı başlatabilir. Ayrıca, Tayvan üzerinde savaş çıkması veya Çin’in gücünün etki alanında varlıklarını sürmek zorunda olan ABD müttefikleri ve dostlarına yönelik saldırılar durumunda, takviye ABD güçlerini uzakta tutmayı amaçlayan Çin’in harekât planı içinde (Pentagon’un “anti-erişim ve alan engelleme” [A2/AD] olarak tanımladığı strateji) PLA Donanması’nın nasıl bir rol üstlendiğini yakından incelemektedir. McDevitt, Xi’nin “dünya standartlarında” kavramıyla tam olarak neyin çerçevesini çizdiğini bilmediğini belirtse de, son 15 yıldaki mavi su donanması inşasından elde edilen kanıtlar, PLA Donanması’nı halihazırda dünyanın ikinci en büyük küresel kapasiteye sahip donanması haline getirmiştir. Kitap, 2035 hedef tarihine ulaşıldığında Xi’nin “dünya standartlarında donanma” vizyonunun önümüzdeki on beş yılda nasıl bir görünüme sahip olabileceğine dair bir tahminle sona ermektedir. (Metnin çevirisi Grok’la yapılmıştır)

Yorumlar

İlk Yorumu Ekle

DENİZCİ KİTAPLIĞI