Türkiye’nin Ekstrem Deniz Ortamları

Editörler: Hüseyin Öztürk, Güler Alkan

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Yayını

188 Sayfa

ISBN: 978-975-8825-53-0

2021

(görsel ve bilgi: tudav.org)

Açıklama:

ÖNSÖZ

Türkiye’yi Güney’den çevreleyen mavi Akdeniz, yaklaşık 250 milyon yıllık oluşum yaşıyla dünyanın en yaşlı – en eski okyanusudur. Tethis okyanusunun kalıntısı Akdeniz, her geçen gün daralmakta ve yok olmaya doğru gitmektedir. Karadeniz’in ise tam olarak kaç milyon yıldan beri deniz ortamına sahip olduğunu bilmiyoruz. Çünkü merkezinde yatan ve kalınlığı 10 km den daha fazla olan sedimentleri sondajla delip en altındaki denizel kayıtlara ve dolayısıyla ilk oluşum yaşına henüz ulaşabilmiş değiliz. Ama Karadeniz’in de alt Kretase döneminden beri, yani minimum 100 milyon yıldan beri denizel ortam olarak var olduğunu ve son 35 milyon yıldan beri Akdeniz’le bağlantısının kopararak ve zaman zaman tekrar bağlantı kurarak günümüze geldiğini biliyoruz. Ege ve Marmara denizlerimizin yaşları ise sırasıyla 10 ve 5 milyon yıldan daha fazla değildir. Bu iki denizimiz, Türkiye alanındaki Tethis Okyanusunun yaklaşık 80 milyon yıl önce daralmaya başlaması, Avrasya ile Gondvana kıtalarının çarpışması, Anadolu’da en son 35 milyon yıl önce bir dağ kuşağının oluşması ve Batı Anadolu’da bunu izleyen hızlı çökme ürünleridir. Ege Denizi ve çevresinin
gerilme – çökme hızı bağlamında son 5 milyon yıldan beri dünyanın en hızlı gerilen alanı olduğunu ve bölgenin de buna bağlı çökmesi ile kısa süre zarfında bu denizlerin oluştuğunu söyleyebiliriz.

Bir yandan hala küçülen, volkanik etkinliğe ve depremlere yol açan Akdeniz çanağı, diğer taraftan yeni doğan ve her tarafı hareket eden Ege ve Marmara denizini düşündüğümüzde, bizlerin ve denizlerimizin ne kadar hareketli bir alanda yer aldığını ve bu nedenle de ne kadar özgün ortamlar içerebileceğini kolaylıkla anlayabiliriz. Karadeniz daha hareketsiz ve stabil bir deniz olsa da içerdiği gaz, petrol ve gaz hidratları, çamur volkanları, derin ve yaygın oksijensiz
su kütlesiyle çok ayrı bir benzersizliğe sahiptir ve özellikle son zamanlarda yoğun uluslararası araştırmalara konu olmaktadır.

Özgün alanlarca zengin olmasına rağmen ülkemiz deniz diplerimizin jeolojik, jeomorfolojik, sismolojik, oşinografik özellikleri üzerine yapılan araştırmaların çok sınırlı kaldığını, hatta başlangıç aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Oysa kıyılarımızdaki genç kanyonların nasıl oluştuğu, bu alanlarda fay hatları boyunca boşalan sıcak ve soğuk suların ne içerdiği ve nereden kaynaklandığını, etrafında zaman içinde neler çökelttiğini ve ne tür canlılara ev sahipliği yaptığını çok disiplinli olarak araştırıp gün yüzüne çıkarmamız gerekiyor. Denizlerimizin bu özel alanlarında önümüzdeki yıllarda yapacağımız araştırmalarla denizlerle karalar ve atmosfer arasındaki etkileşimi, jeotermal enerji ve hidrokarbon yatakları başta olmak üzere denizlerimizdeki ekonomik varlıklarımızın türleri ve niteliklerini, deniz diplerindeki aktif fayları ve genç morfotektonik şekillenmeleri ve buna bağlı afet risklerini, sediment – deniz suyu etkileşimine ait biyojeokimyasal süreçleri ortaya konulması konuları genç araştırmacıları bekliyor. Ayrıca son yıllarda koruma altına alınan Finike Denizaltı Dağları gibi özel habitat bölgelerinin düzenli olarak izlenmesi de geleceğin özgün araştırmaları olarak görülüyor. Tüm dünyada hem de çok daha derinlerde hızlı bir araştırma sürerken bizim kendi denizlerimize karşı ilgisiz kalışımız kabul edilemez. Özellikle de özgün deniz ortamlarını ve burada süregiden olayları anlamadan denizlerimiz koruyabilmeyi ve ondan sürdürülebilir şekilde yararlanmayı başaramayız. Ve bunları yaptıkça denizci bir ülke ve denizci bir toplum olabiliriz.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı biraz da zorluğundan dolayı bir kenara bırakılmış, denizlerimizde çok farklı süreçlerin yaşandığı ekstrem alanlar üzerine dikkat çekmek ve araştırmacılara kuvvetli bir start vermek amacıyla “Türkiye’nin
Ekstrem Deniz Ortamları”, kitabını oluşturma kararı alması, gelecek vizyonu adına önemli bir hamledir. Hatta geç kaldığımız bir hamledir. Zira Karadeniz ve Akdeniz çevre ülkelerinin deniz araştırma programlarına baktığımızda özel
habitat ve ekosistemlerin son dönemde öncelikli olarak araştırıldığı açıkça görülür.

Ülkemizin bu konuda zaten sınırlı sayıda olan bilim insanlarının bir araya getirilmesine katkıda bulunan Vakıf yönetim kurulu başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk ve makaleleriyle kitaba destek veren akademisyenlerin çok değerli bir iş başardığını ve akademik sorumluluklarını yerine getirdiklerine inanıyoruz. Gelecekte çok daha ayrıntılı araştırmaların konu edileceği kitapların basılması ve bu kitabın jeoloji, jeofizik, biyoloji, kimya, çevre, coğrafya ve mekansal planlama üzerine araştırma yapanlar için de önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyoruz.

Kitaba katkıda bulunan bütün bilim insanlarına, kitabın düzenlenip basım aşamasına getirilmesinde emeği geçen vakıf çalışanlarına saygı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Prof. Dr. Hüseyin Öztürk
Prof. Dr. Güler Alkan
Ekim 2021, İstanbul

İçindekiler:

Önsöz v

-Türkiye Derin Denizlerinde Anaerobik ve Kemosentetik Ekosistemler – Mustafa Yücel, İsmail Akçay, Serhat Sevgen, Nimet Alımlı, Esra Ermiş, Gamze Tanık, Mertcan Esti 1

-Marmara Denizi’nde Fay Çıkışlı Soğuk Akışkanlar ile İlişkili Extrem Ortamlar: Otijenik Karbonatlar, Sülfidli Çökeller ve Biyoloji – M. Namık Çağatay, Güliz Yıldız 28

-Finike (Anaximander) Denizaltı Dağları: E/V Nautilus Seferi Soğuk Sızıntı Alanlarındaki Meiobentik Topluluklara Bir Bakış – Derya Ürkmez 40

-Gaz Hidratlar ve Çevre Denizlerimizde Gaz Hidrat Potansiyeli – Derman Dondurur 52

-İstanbul Boğazı Karadeniz Çıkışı Şelfi ve Kanyon Sisteminin Morfolojisi ve Evrimini Kontrol Eden Faktörler – Seda Okay Günaydın 76

-Batı Karadeniz’deki Messiniyen Yaşlı Kanyonların Sismik Stratigrafik Değerlendirmesi – N. Özgür Sipahioğlu, Zühtü Batı 101

-Sakarya Kanyonu Morfolojisi – Aslıhan Nasıf 139

-Akdeniz’de (Dalaman-Mersin) Deniz İçi Yeraltı Suyu Boşalımları – Nur Özyurt, Pınar Avcı 161

-Yerbilimleri Perspektifiyle Deniz Araştırmalarının Dünya ve Türkiye Geçmişine ve Türkiye’nin Gelecek Hedeflerine Bir Bakış – Hüseyin Öztürk, Güler Alkan 171

Bağlantı:

https://tudav.org/wp-content/uploads/2021/11/Turkiyenin_Ekstrem_Deni_Ortamlari_TUDAV.pdf

2 comments

  1. Herkese iyi günler. Beyaz Mürekkep ailesi olarak kasım ayında yeniden sizlerle olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

    Eylül,Ekim ve kasım aylarındaki yayımlarımızda yazarlarımız, sürekli deneyimlemiş olduğumuz duygu durumlarına farklı bir yönden yaklaşıyorlar. Sizleri de bu düşünce selinde keyifli bir yolculuğa davet ediyoruz

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s