Arşiv | Hukuk RSS feed for this section

Uluslararası Hukuk Perspektifinden Türk Dış Politikasında Ege Denizi Karasuları ve Kıta Sahanlığı Sorunları

27 Ağu

Yazar: Hasan Mor

Çizgi Kitabevi

367 Sayfa

ISBN: 978-605-9706-61-2

Boyut: 13.5 x 21.5

2. Hamur

2016

(görsel: cizgikitabevi.com, bilgi: cizgikitabevi.com, dr.com.tr)

Açıklama:

Uluslararası hukuk, esasen uluslararası ilişkilerin hukuki zeminini oluşturmaktadır. Bu da, doğal olarak uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler disiplinlerini birbirlerinin “mütemmim cüzü” haline getirmektedir.

Bu durum, dış politika araştırmalarında bir analiz çerçevesi olarak bu iki disiplini senkronize etmek suretiyle disiplinler arası bir yaklaşım metodu izlemeyi objektif bir mecburiyete dönüştürmektedir.

Bu mecburiyetten hareket edilerek elinizdeki kitapta, uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler disiplinlerinin ortak penceresinden bakmak suretiyle; Türk-Yunan ilişkilerinin en netameli sorun alanlarından birisini oluşturan Ege Denizi, deniz yetki alanı sınırlandırılması ihtilafının iki lokomotif sorunu durumundaki Karasuları ve Kıta Sahanlığı sorunları incelenmektedir.

Önce Türk dış politikasında “Yunanistan faktörünün” anlaşılmasına ışık tutmaya yönelik olarak, Cumhuriyet Dönemi Türk dış politikasına dair ana kilometre taşları itibariyle genel bir çerçeve oluşturulmakta; akabinde uyuşmazlığın tabi olduğu hukuk düzeni durumundaki uluslararası deniz hukuku genel hatlarıyla anlatılmakta ve nihayet inşa edilen bu zemin üzerinde Karasuları ve Kıta sahanlığı soruları detaylı bir analize tabi tutulmaktadır.

Tamamen teorik “kozaların”, izole steril dar kalıp ve kompartımanlarına kafa tutarak, sahada olup bitenlere bütüncül bir projeksiyon tutmak isteyen Uluslararası Hukuk ve Uluslararası İlişkiler öğrenci ve araştırmacıları ile; herhangi bir şekilde Uluslararası Hukuk, Uluslararası Politika ve/veya Türk Dış Politikası ile iştigal edip ilgilenenlere faydalı olması umut ve dileğiyle…

Çarter Sözleşmeleri I – Genel Hükümler – Sefer Çarteri Sözleşmesi

2 May

Yazar: M. Fehmi Ülgener

Der Yayınları

768 Sayfa

ISBN: 9799753531732

Boyut: 14.0 x 20.0

1.Hamur

(görsel ve bilgi: deryayinevi.com.tr)

Açıklama:

Bu kitap Deniz Ticareti hukukunda çok önemli bir yeri olan Çarter sözleşmelerinin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi amacıyla yazılmıştır. İncelemenin soyut ve teorik kalmaması düşüncesiyle mümkün olduğu kadar her konu örnek mahkeme kararları ile canlandırılmaya çalışılmıştır. Son bölümde ekler geniş tutulmuş böylece okuyucunun bu konudaki ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır.

Çarter Sözleşmeleri II – Zaman Çarteri Sözleşmeleri

2 May

 

Yazar: M. Fehmi Ülgener

Der Yayınları

604 Sayfa

ISBN:  9789753534475

Boyut: 17.0 x 24.0

1.Hamur

(görsel: deryayinevi.com.tr, bilgi: hukukmarket.com, deryayinevi.com.tr)

Açıklama:

“Çarter sözleşmesi günlük denizcilik piyasasında çok önemli bir yer tutan, gemilerin istihdam edilmesini ön plana çıkaran bir akit türüdür, bu sayede gemiler yük taşımak için tahsis edilebilmektedirler. Konteyner taşımacılığına konu olan kırkambar (liner) türü sözleşmeler konumuz dışında kalmaktadır, zira bu tür sözleşmelerde gemi tahsis edilmemekte ve sadece taşınacak olan yük ön plana çıkarılmaktadır.

Kitabın yazılması sırasında ağırlıklı olarak New York Produce Exchange (NYPE) 46 ve 93 çarterpartileri göz önüne alınmıştır. Bunun yanında kitabın sonunda ayrı bir bölüm Bimco önderliğinde yapılan çalışmaların sonucunda hazırlanan ve piyasaya sunulan NYPE 2015 çarterpartisine ayrılmıştır. Ayrıca özellikleri gereği Baltime, Ropaxtime, Shelltime ve Bptime gibi çarterpartilerde gözden ırak tutulmamaya çalışılmışlardır.

Birinci cilt için de geçerli olduğu gibi, deniz hukuku alanında ağırlıklı olarak geçerli olan hukuk İngiliz Hukudur, bundan dolayı kitabın hazırlanmasında ve yazılmasında birinci planda adı geçen hukuka yer verilmiştir. İngiliz Hukuku içtihatlara dayanan bir hukuk sistemi olduğundan dolayı, kitabımızda sıklıkla uygulamaya yön veren İngiliz mahkeme kararları da izah edilmeye çalışılmıştır.

Kabul etmek gerekir ki, çarter sözleşmeleri üzerinde bu denli derin bir inceleme yapan bir kişi olarak Bimco Dökümantasyon komitesinde yıllardır Türkiye’yi gururla temsil etmemin büyük faydası olmuştur. Bu sayede bir çok çarterpartiyi yakından inceleme fırsatım oldu, bazı çarterpartilerin ise (alt komitede yer almak sureti ile) bizzat yazılması hususunda doğrudan doğruya katkım oldu.

Birinci cilt ikinci baskı çıktıktan sonra ise, hedef çarter sözleşmeleri serimizin üçüncü ve son cildini yazmak olacaktır. Buradaki konular ise ağırlıklı olarak bareboatcharter, consecutive charter, contract of affreightment ve triptime charter olacaktır. Bu kitabın son bölümünde, çarter sözleşmeleri ile yan yana yürüyen ve bir çok bakımdan bağlantılı olan gemi yönetim sözleşmelerini de eklemenin okuyucu ve kitabın hedeflerinin genişletilmesi bakımından doğru olacağı fikrindeyim. ” (Tanıtım Yazısı)

Konu Başlıkları:

-Zaman Çarteri Sözleşmesi ve Hukuki Mahiyet

-Tarafların Borç ve Yükümlülükleri

-Zaman Çarteri Sözleşmesinin İfa Edilmesi

-Sorumluluk

-Sözleşmenin Sona Ermesi

-Diğer Hususlar

Donatanın Petrol Kirliliğinden Doğan Sorumluluğu Ve Sınırlandırılması

29 Nis

Yazar: Gülfer Kuyucu Meriç

Filiz Kitabevi

xvii + 358 Sayfa

ISBN: 978-975-368-446-0

Boyut: 16.0 x 24.0

Karton Kapak – 1.Hamur

2017

(görsel: savaskitap.com, bilgi: savaskitap.com, hukukmarket.com, filizkitabevi.com, legalkitabevi.com)

 

Yük Alacaklısı Hakkı

29 Nis

Yazar: İbrahim Ağsakal

On İki Levha Yayıncılık

xvi + 306 Sayfa

ISBN: 978-605-5373-37-5

Boyut: 16.0 x 23.0

Amerikan Cilt – 1. Hamur

2011

(görsel ve bilgi: onikilevha.com)

Açıklama:

“Yük alacaklısı hakkı, deniz ticareti, medeni hukuk ve icra iflas hukuku alanları ile bağlantılı bir konu olmasına karşılık yük alacaklısı hakkının hukukun anılan alanlarından farklı düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır; fakat ilgili hükümlerinde bu durum genellikle göz ardı edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1258. maddesinde toplu olarak ifade edilen, fakat özellikleri değişik hükümlerde dağınık olan yük alacaklısı hakkı, bu çalışmada tüm yönleri ile incelenmiş ve esasen kanunda düzenlenmesi gereken söz konusu farklılıklar, değerlendirmelerimizle birlikte ayrıca ele alınmıştır.”

“Türk Ticaret Kanunu konusunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 13 Ocak 2011’de kanunlaşıp 14 Şubat 2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girecek yeni bir düzenleme bulunmaktadır. Bu Kanun ile deniz ticareti kısmında önemli değişiklikler öngörülmektedir. Nitekim bu değişikliklerden biri de yük alacaklısı hakkının kaldırılmasıdır. Buna gerekçe olarak Türk Medeni Kanunu’da yer alan hapis hakkının yük alacaklısı hakkının yerine geçebilecek nitelikte bir hak olması ve özellikle kanunlar arasında uyum sağlanması gösterilmiştir. Ayrıca yeni Kanun ile getirilen ve çalışmamızı doğrudan ilgilendiren bir diğer durum da deniz ödüncü kurumunun kaldırılmasıdır. Bu çerçevede deniz ödüncü dışındaki hallerde alacak hakkının sahibine yük alacaklısı hakkından önemli farklılıkları bulunan bir güvence olarak hapis hakkı verilmektedir. Bu çalışmanın ilgili kısımlarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndaki durum ve özellikle değişiklikler ele alınarak, Yeni Kanun yürürlüğe girdiğinde söz konusu olacak farklılıklar ayrıca incelenmiştir.” (Giriş bölümünden)

Bağlantı:

http://www.onikilevha.com/images/books/9786055373375.pdf

 

Deniz Ulaştırmasında Rekabet Hukuku Sorunları: Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması

10 Şub

Deniz Ulaştırmasında Rekabet Hukuku Sorunları: Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması

Yazar: Selda Ulukaya

On İki Levha Yayınları

XV + 347 Sayfa

ISBN: 978-605-152-254-8

Boyut: 16.5 x 23.5

Amerikan Cilt – 1.Hamur

2015

(görsel ve bilgi: onikilevha.com.tr)

Açıklama:

Deniz taşımacılığının uluslararası ticaret ile güçlü bir ilişkisi vardır ve halen ulaştırmada en etkin ve ekonomik taşımacılık türü olmaya devam etmektedir. Türkiye’nin dış ticaret hacminin artışına paralel olarak, denizcilik sektörü gelişmiştir. Diğer taraftan limanların özelleştirilmesi ve uluslararası taşımalarda önemli bir aktarma merkezi olmasıyla birlikte, limancılık hizmetlerinde de önemli gelişmeler yaşanmıştır. Denizcilik sektöründeki bu gelişmeler zaman içinde bir takım Rekabet Hukuku sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Denizcilik sektörünün gerek kendine has yapısı, gerekse bünyesinde birçok yabancı unsuru ve farklı hizmet türlerini barındırması nedeniyle, bu sektörde rekabet daha şiddetli ve rekabetin yıkıcı etkileri de daha büyük olmaktadır. Bu çalışmada, deniz ulaştırmasında en çok görülen rekabet ihlallerinden biri olan hakim durumun kötüye kullanılması Avrupa Birliği ve Türkiye ile ilişkili olarak ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Avrupa Toplulukları Komisyonu ve Rekabet Kurulunun deniz ulaştırmasına ilişkin kararlarına yer verilmiştir.(Tanıtım Yazısı)

Bağlantı:

http://www.onikilevha.com/images/books/9786051522548.pdf

Deniz Yolu ile Yolcu Taşıma Sözleşmesinde Taşıyanın Gemi Kazasından Sorumluluğu

10 Şub

Deniz Yolu ile Yolcu Taşıma Sözleşmesinde Taşıyanın Gemi Kazasından Sorumluluğu

Yazar: Melda Taşkın

On İki Levha Yayıncılık

XVI + 264 Sayfa

ISBN: 978-605-152-440-5

Boyut: 16.5 x 23.5

Sert Kapak – 1.Hamur

2016

(görsel ve bilgi: onikilevha.com.tr)

Açıklama:

20. yüzyılın ortalarından itibaren, gemi inşa teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak hızlı ve güvenilir gemiler inşa edilmiş ve taşıma süresi kısalmıştır. Bunun dışında, lüks kruvaziyerlerin inşa edilmeye başlanması ile deniz yolu ile yolcu taşımacılığı yolcuların bir yerden diğer yere taşınması dışında ayrıca konaklama ve tatil hizmetlerinin de sunulduğu bir taşıma türü olarak görülmeye başlanmıştır. Bütün bu gelişmeler, deniz yolunu, yolcu taşımacılığında sık tercih edilen bir taşıma türü haline getirdiği gibi, ulusal ve uluslararası gelişmelere uygun nitelikteki yeni düzenlemelerin ihdası da kaçınılmaz olmuştur. Bu gereksinim doğrultusunda, deniz yolu ile yolcu taşımalarında taşıyanın sorumluluğuna ilişkin çeşitli milletlerarası sözleşmeler yapılmışsa da fazla rağbet görmemiştir. Nihayetinde, 2002 yılında, Londra’da 1974 tarihli Atina Sözleşmesi’ni tadil etmek üzere yeni bir Protokol kabul edilmiştir. Sonradan, bu Protokolün, 1974 tarihli Sözleşmede köklü sayılabilecek değişiklikler yaptığı gözetilerek bağımsız bir sözleşme olarak kabul edilmesi kararlaştırılmıştır. Geniş katılımın sağlandığı ve 23 Nisan 2014 tarihinde yürürlüğe giren Sözleşme Türk Ticaret Kanunu’nun deniz yolu ile yolcu taşıma sözleşmelerinin düzenlendiği bölümünün kaynağını teşkil etmektedir. Birkaç hüküm dışında, 2002 Atina Sözleşmesi hükümleri, Türkçeye tercüme edilerek Türk Ticaret Kanunu’na aynen alınmıştır. Diğer taraftan, halihazırda Türkiye’nin de Sözleşmeye taraf olma çalışmaları devam etmektedir. Bu nedenle, çalışmada, taşıyanın gemi kazasından sorumluluğu incelenirken Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri ile 2002 Atina Sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirilerek deniz yolu ile yolcu taşıması sözleşmeleri bakımından uygulamada ortaya çıkabilecek ihtilaflar çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır.(Tanıtım Yazısı)