Arşiv | Deniz Taşımacılığı RSS feed for this section

Osmanlı’da Ulaşım – Kara, Deniz, Demiryolu

15 Ara

Osmanlı'da Ulaşım (Kara, Deniz, Demiryolu)

Editörler: Vahdettin Engin, Ahmet Uçar, Osman Doğan

Çamlıca Basım Yayın

416 Sayfa

ISBN: 978-605-5331-08-5

Boyut: 24.0 x 17.0

Ciltli Kapak – 2. Hamur

2013

(görsel: camlicakitap.com, bilgi: camlicakitap.com, kabalci.com.tr )

Açıklama:

Ulaşımın idarî, askerî ve ticarî sahalar yanında haberleşme ve nakliyatta da büyük ehemmiyet taşıdığının farkında olan Osmanlılar kara, deniz ve demiryolu ulaşımından azami derecede faydalanabilmek için birçok proje üretmiş ve sırası geldikçe de bunları hayata geçirmiştir. işte bu manada ne tür gelişmeler yaşandığı ve ne tür uygulamalar yapıldığını gözler önüne sermek için, konularının uzmanı akademisyen ve araştırmacılar kendi sahaları ile ilgili makaleleri hazırlayarak üç bölümden meydana gelen ‘Osmanlı’da Ulaşım’ adlı bu kitabın gün yüzüne çıkmasını sağladılar.

Birinci bölümde; ‘Osmanlı’da Kara Ulaşımı’ ele alınarak 19. yüzyıl öncesindeki karayolları hakkında genel bir bilgi verildi. Ardından kara ulaşımında modern usullerin ve ulaşım vasıtalarının kullanılmaya başlamasına paralel olarak Osmanlı Devleti’ndeki uygulamalar aktarıldı. Anadolu’da bugün kullanılan yolların hemen hemen hepsinin son 150 yıl içinde yapılmış olması nasıl bir miras devraldığımızı daha iyi göstermektedir.

İkinci bölümde ‘Osmanlı’da Deniz Ulaşımı’ incelenerek, Osmanlı devrinde gerek denizlerde, gerekse nehirlerde yapılan deniz ulaşımı üzerinde durulmuştur. Hatta bugün gündemde dahi olmayan nehir taşımacılığının Osmanlı devrinde nasıl uygulandığı da ele alınmıştır.

Üçüncü bölümde ‘Osmanlı’da Demiryolu Ulaşımı’ ana başlığı altında kara ulaşımının bir başka mühim unsuru olarak demiryolu sistemlerinden ve bu sahada meydana gelen gelişmelerden söz edilmiştir. Sultan Abdülmecid Han, saray duvarına tren resmi asıyor ve özel doktoruna, ‘ülkemde bu trenlerden bulunması en büyük arzumdur’ diyordu. Sultan Abdülaziz ise, demiryolu hattının saray bahçesinden geçmesi söz konusu olduğunda, ‘memleketime demiryolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin, razıyım’ diyerek demiryoluna verdiği ehemmiyeti gösteriyordu.

Osmanlı’nın asra damgasını vuran demiryolu yatırımları arasında Anadolu ve Bağdat Demiryolları, Rumeli Demiryolları, Hicaz Demiryolu gibi dev projeler de bulunmaktadır. Bugün gerek Anadolu’da gerekse Balkanlar ve Ortadoğu’da Osmanlı’nın inşa ettiği bu demiryolu hatları ve alt yapısı hâlen kullanılmaktadır.

Gemi Kiralama Ve Demuraj-Dispeç Hesapları

3 May

Gemi Kiralama ve Demuraj-Dispeç Hesapları

Yazar: Tülin Şendur

Nobel Akademik Yayıncılık

261 Sayfa

ISBN: 978-605-320-236-3

Boyut: 16.0 x 23.5

Karton Kapak – 1. Hamur

2015

(görsel: legalkitabevi.com, bilgi: legalkitabevi.com, nobelkitap.com)

Açıklama:

Dünya ticareti insanlığın gereksinimleri, yaşam kalitesi ve refahı için vazgeçilmez bir unsurdur; dünya ticaretinin vazgeçilmezi ise lojistik sektörünün en önemli parçası olan ulaşım sistemleridir. Ulaşım sistemleri içinde, kıtalar arası mesafelerde, büyük hacimlerde, en ucuz yük taşımacılığı olarak deniz yolu taşımacılığı tek seçenektir. Günümüzde dünya ticaretinin değer olarak % 90′ ı deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Kitabın birinci bölümünde; deniz yolu taşımacılığının genel özelikleri, dünyada ve Türkiye’ de deniz yolu taşımacılığı, filo analizi, deniz yolu taşımacılık türleri, yük ve gemi türleri, navlun piyasası, uluslararası denizcilik örgütleri, ikinci bölümde; gemi kiralama ve ticari operasyonu, kira sözleşmeleri ve yük ile ilgili evraklar, üçüncü bölümde Türkiye’de kuru yük taşımacılığında, gemi işletmeciliği sorunlarının tespitine yönelik bir araştırma ve çözüm önerileri, dördüncü bölümde sorunsuz gemi işletmeciliği yapılabilmesi için, bir kuru yük gemisinin bağlantısının ve operasyonunun aşamalarını kurgulayan örnek olay analizi, beşinci bölümde ise demuraj-dispeç hesaplarına dair örnek uygulamalara yer verilmiştir.
Gemi işletmeciliğinin uluslararası ve spesifik bir iş olması nedeniyle, gemi bağlantısı olarak adlandırılan kiralama süreci ve gemi operasyonu sırasında, taraflar Türk firmaları dahi olsa, yazışma dili olarak İngilizce mesleki kısaltmalar; jargon kullanılmaktadır. 1900’lü yılların başından itibaren Londra’da üniversitelerde eğitimi verilen gemi işletmeciliği, brokerlik gibi konular, ülkemizde ancak son yıllarda, üniversitelerimizin lojistik bölümlerinde kısmen de olsa okutulmaya başlanmıştır. Gerek üniversite öğrencilerine gerekse sektöre yeni adım atmış çalışanlara masa üstü mesleki rehber kitap olarak iyi bir kaynak olabileceği düşünülerek, örnek olay analizinde taraflar arasındaki yazışmalarda, İngilizce mesleki kısaltmalar; jargon kullanılmış ve parantez içinde kısaltmaların İngilizce açılımı ile Türkçe tercümesine yer verilmiştir.

Deniz Taşımacılığı ve Deniz Sigortaları

24 Nis

Deniz Taşımacılığı ve Deniz SigortalarıYazar: Murat Yorulmaz

Akademi Denizcilik Yayınları

225 Sayfa

ISBN: 978-605-9968-2-3

Boyut: 25.0 x 17.0

(görsel ve bilgi: denizlerkitabevi.com)

Açıklama:

Günümüzdeki sigortacılık faaliyetlerinin ve sigortanın başlangıcını oluşturan, sigorta gerçeğinin hayatımıza girmesine sebep olan, sigortanın ilk defa bir ihtiyaç olarak görüldüğü sektör deniz taşımacılığıdır.
Gemiler, işletilmeleri sırasında çeşitli denizcilik risklerine maruz kalır. Bu risklerin bir kısmı, gemide oluşabilecek her türlü tekne, makine hasarlarıdır. Bir diğer kısmı da gerek gemi adamlarının ihmal ve hatalarından gerekse haksız eylemlerinden doğabilecek ve doğrudan doğruya üçüncü şahısları ve onların zararlarını ilgilendiren risklerdir. Gemi sahibini bu risklere karşı güvence altına alan deniz sigortalarıdır.
Uluslar arası faaliyet gösteren deniz taşımacılığı firmasının, Tekne ve P&I Kulüp sigortası olmadan gemilerini işletmesi, hemen hemen imkansızdır. Birbirinden yüksek riskler barındıran gemi işletmeciliği, Tekne ve P&I Kulüp sigortalarını zorunlu tutar. Ancak sigortadan beklenen teminatlara ulaşabilmek için, karmaşık sigorta kurallarını tam anlamıyla bilip uygulamak gerekir.
Ülkemiz ve Dünya da geniş bir ticaret kitlesi oluşturan ve her gün gelişen deniz taşımacılığı ile deniz taşımacılığının vazgeçilmez unsurlarından biri olan deniz sigortalarının birlikte incelendiği bu kitap; denizcilik ve sigortacılıkla ilgili ön lisans veya lisans eğitimi verilen okullarda ders kitabı olarak okutulacağı gibi, zabitlik sınavlarına hazırlanan gemi adamlarına, gemi işletmecilerine, sigortacılara ve ticaret gemilerinde görev yapan kaptanlara kaynak niteliği taşımaktadır.
Bu çalışmanın kitap olarak yayınlanmasındaki temel amaç, özellikle denizcilik eğitiminde, deniz taşımacılığının yapısını ve deniz sigortalarını anlatan yayınların sayısının az oluşu nedeniyle çekilen kaynak sıkıntısının giderilmesini sağlamak hem öğrencilere hem de öğretim elemanlarına bu anlamda yardımcı olabilmek ve aynı zamanda kutsal ve de oldukça zor olan görevleri yapan gemi kaptanlarına her zaman başvurabilecekleri bir eseri ulaştırmaktır.
Her eserde olduğu gibi, bu kitabın da bir takım eksiklikleri olabilir, bize düşen bu eksiklikleri gidermek, daha fazla araştırma yapmak, yenilikleri takip edip siz okuyuculara ulaştırmak olacaktır. Umarım bu anlamda ülkemizde denizcilikle ilgili Türkçe yazılmış kaynakların sayısının artmasına katkı sağlayabiliriz.

Dünyada ve Türkiye’de Deniz Taşımacılığına Sağlanan Vergi Teşvikleri

21 Nis

349eb-832-6

Yazar: Ali Çelikkaya

Beta Yayıncılık

130 Sayfa

ISBN: 9789752958326

Boyut: 16.2 x 23.5

Kuşe Kapak – 1. Hamur

2008

(görsel: betayayincilik.com, bilgi: betayayincilik.com, legalkitabevi.com, nobelkitap.com)

Konu Başlıkları:
– Teşvik Kavramı ve Deniz Taşımacılığının Genel Görünümü

– Dünyada Deniz Taşımacılığına Sağlanan Vergi Teşvikleri

– Türkiye’de Deniz Taşımacılığına Sağlanan Vergi Teşvikleri

 

 

Denizcilik Ekonomisi – Kuru Yük

23 Kas

Denizcilik Ekonomisi

Yazar: Orhan Deval

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

116 Sayfa

ISBN: 9786053323464

Boyut: 13.0 x 19.0

2. Hamur

(görsel : iskulturyayinlari.com.tr, bilgi: iskulturyayinlari.com.tr, idefix.com)

Açıklama:

“Denizcilik ekonomisinde “Kuru Yük” üzerine yazılmış çok fazla kitap olmamasının yanı sıra, son yıllarda Türkiye’de denizciliğin hızla büyümüş olmasını da dikkate alırsak; Orhan Deval’in çalışmasını bu alanda başlangıç yapmak isteyenlere özellikle tavsiye ediyorum. Kendisi hem sektörün içinden birisi olarak, hem de bu işlerde en ileri gitmiş Üniversite ve duayenleriyle çalışmış olmasından ötürü bu çalışmayı en temel şekilde ele almayı başarmıştır.” -Prof. Dr. Oral Erdoğan – Piri Reis Üniversitesi Rektörü –

(Tanıtım Bülteninden)

Türk Boğazları Oşinografi Atlası

24 Nis

Türk Boğazları Oşinografi Atlası

Ortak Çalışma Eseri

Seyir, Hidrografi Ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı Yayınları

381 Sayfa

Boyut: 42.7 x 30.0

2009

(görsel: denizhaber.com, bilgi: denizhaber.com, garantialisveris.com)

Açıklama:

“Boğazlar, önemli coğrafi konumu nedeniyle çok yoğun bir deniz trafiğine sahip olması ve kıvrımlı morfolojik yapısı nedeniyle dünya ölçeğinde riskli bir su yolu olma özelliği göstermektedir. İstanbul Boğazında, 1948 yılından günümüze kadar altısı yangınla sonuçlanan 400’den fazla orta ve büyük ölçekli gemi kazası yaşanmıştır.

Son iki bin yılı kapsayan dönemde, TBS’nin insanlık tarihinin en büyük uygarlıklarına ev sahipliği yaptığı ve destanlara konu olan çok şiddetli mücadelelere şahit olduğu bilinmektedir. İstanbul’da icra edilen son arkeolojik çalışmalarda 8500 yıllık insan yapısı kalıntılara rastlanmış olması, İstanbul’un ve Türk Boğazlarının tarih boyunca jeopolitik, ekonomik ve kültürel önemine işaret etmektedir.

Gerek ülkemiz, gerekse dünya deniz ticareti açısından son derecede büyük öneme sahip olan Türk Boğazları’nın oşinografik özelliklerinin bilinmesi, seyir emniyeti için olduğu kadar çevrenin korunması, bilimsel oşinografik araştırmaların ve Boğazlardan enerji elde edilmesi gibi çok sayıda araştırma alanı açısından büyük önem arz etmektedir. Bölgeyi oluşturan suyolunun en kritik kesimleri olan İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nda bu maksatla bir oşinografik atlas hazırlama çalışmaları başlatılmış ve Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından 2005 – 2007 yıllan arasında yoğun deniz ölçümleri icra edilmiştir. Bu çalışmalar sonucunda; deniz suyuna ait sıcaklık, tuzluluk, çözünmüş oksijen ve akıntılar ile bu parametreler üzerinde etkili olan temel meteorolojik veriler gel-git bilgileri ve uzaktan algılama sistemleri ile elde edilmiş deniz suyu yüzey sıcaklığı bilgileri derlenerek bölgenin oşinografik özelliklerinin belirlenmesini sağlayacak bir Atlas hazırlanmıştır. Türk Boğazlan Oşinografi Atlası olarak isimlendirilen bu dokümanda bulunan bilgilerin üretilmesi maksadıyla mevsimsel olarak 9 ayrı dönemde, toplam 103 gün deniz çalışması icra edilmiştir. Bu çalışmalarda 592 adet hat üzerinde akıntı, 593 noktada da derinliğe göre değişen sıcaklık ve tuzluluk ölçümleri icra edilmiştir.” (Önsözden)
İstanbul Boğazı, Haliç ve Çanakkale Boğazı’ndaki
– Sıcaklık, Tuzluluk, Yoğunluk (Sigma T), Çözünmüş Oksijen, Akıntı Hızı Dağılımları
– Görünürlük Dağılımı
– Meteorolojik Parametreler
– Su Seviyesi, Deniz Suyu Yüzey Sıcaklığı ve T/S Diyagramları
ölçümlerin yapıldığı 9 değişik dönem için, renkli harita ve grafikler ile gösteriliyor.
Dönemler: Şubat 2005, Mayıs 2005, Temmuz 2005, Kasım 2005, Şubat 2006, Haziran 2006, Ağustos 2006, Kasım 2006, Ağustos 2007.

Poyraz fırtınası olan 2, Lodos fırtınası olan 3, toplam 5 fırtınalı gündeki Akıntı Hızı Dağılımları da sunuluyor.

Deniz araştırmacıları, denizcilik sektörü ve özellikle Boğazlarda yapılacak mühendislik hizmetleri için bir referans döküman.

Vapuristanbul

25 Oca

vapuristanYazar: Aylin Özgül

İstanbul Fotoğraf Merkezi Yayınları

207 Sayfa

ISBN: 9789750073205

Boyut: 29.0 x 28.8

Kuşe Kağıt

(görsel: dr.com.tr, bilgi: idefix.com, pandora.com.tr, arkitera.com )

Açıklama:

Avrupa’yı Asya’dan ayıran, Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan Boğaziçi pekçok medeniyete beşiklik etmiş İstanbul’a içinden deniz geçen tek dünya kenti olma özelliği vermiştir.

Dantel gibi işlenmiş kıyıları, her iki yakasının benzersiz güzellikteki panoroması ile İstanbul’un büyülü atmosferinin temel kaynağı olan İstanbul Boğazı, şehri serin suları ile ikiye bölüp, İstanbullu’ları kendi üzerinden geçmeye mecbur kılar.

Bu mecburiyetle 16. yy’da yelkenli küçük gemilerle başlayan deniz taşımacılığı 19. yy’da halkın çok sevip “buğu gemisi” olarak adlandırdığı yandan çarklı vapurlarla devam edip 20 yy’da pervaneli vapurların ardından cumhuriyet döneminden günümüze halen hizmette olan dizel motorlu boğaziçi vapurları ile sürmekte.

Tersane-i Amire’nin ilk şehir hatları vapurlarının ardından Şirket-i hayriye’nin kuruluşu ile tüm boğaz hattında deniz taşımacılığı yaygın bir biçimde yapılmaya başlanmış ve bu vapurlar İstanbul’un günlük kent yaşamı ile özdeşleşerek İstanbul silüetinin ayrılmaz bir parçası olmuştur.

Kaptanından çarkçıbaşıcısına, çaycısından çımacısına, iskelesinden güvertesine, renk renk yolcuları, çalışanları ile pek çok hikayeye konu olmuş İstanbul Vapurları, şairlere ressamlara ilham vermiş, nice acı ve tatlı olaya sahne olmuş, cefayı da sefayı da görmüş, ihtilalleri, savaşları, zaferleri yaşamış köklü bir tarihi geçmişin tanıklarıdır.

İstanbul gibi büyük ve kalabalık bir kentin günlük yaşam rutininde iki yaka arasında bu gidip gelmeler, monoton ve yorucu koşuşturmalar esnasında bir ara nefesi, farkında bile olmadan yaşanan bir rahatlama seansıdır.

Ayrıca vapurlar, İstanbul’a has etnik ve kültürel renkliliğin en iyi izlenebileceği mekanlar. Keyifle yudumlanan demli bir bardak çay eşliğinde tertemiz boğaz havasını soluyarak şehri seyretmek, günlük gazetelere göz gezdirmek, vapurların en yakın dostları martıları doyurmak bu vapurların varlığı ile kazanılmış çok hoş alışkanlıklar.

İstanbul’un yaşayan efsaneleri sevgili vapurlarımız, biz İstanbullular için sadece bir ulaşım aracı değil, bu kentin ve Boğaziçi’nin vazgeçilmez nadide süsleri.

Ben bir İstanbullu olarak tüm İstanbul halkının sevgilisi bu kıymetli kültür mirasını belgeleyerek gelecek nesillere aktarmaya gönüllü oldum. Yaklaşık dört yıldır üzerinde çalıştığım bu projenin amacı, sadece sayıları her geçen gün birer birer azalan vapurları fotoğraflamak değil. Bu vapurlarla, onların asıl yükü olan bu şehrin insanları ve tüm işletmenin fedekarca görev yapan personelin günlük yaşamından anları fotoğrafça aktarmak.

Yaşadığımız çağın gereklerini yerine getirirken, geçmişimizden bize miras kalan kültür hazinelerimizi, geleneksel değerlerimizi teknolojinin acımasız ve tüketici sürecine kurban etmememiz gerekir. Çünkü güzeler güzeli İstanbul’umuzu İstanbul yapan içinde yaşayan insanlarını da insan yapan bu kültürel değerlerdir.