Osmanlı Dönemi Ege Adaları Tarihi – Kikladlar Cilt: I-II

Yazarlar: Yasemin Demircan, Levent Kayapınar, Ayşe Kayapınar

Türk Tarih Kurumu Yayınları

xxi + 232 sayfa (Cilt: I)

xiv + 555 sayfa (Cilt: II)

ISBN: 9789751744524 (TK)
ISBN: 9789751744531 (Cilt: I)
ISBN: 9789751744555 (Cilt: II)

Boyut: 16.0 x 24.0

Karton Kapak

2020

(görsel: ttk.gov.tr, bilgi: kitapyurdu.com, ttk.gov.tr, academia.edu/AyşeKAYAPINAR)

Açıklama:

XVI ve XVII yüzyıllar arasında Ege Adalarındaki Osmanlı Hakimiyeti dönemi belki de günümüz araştırmacılarının en az ilgisini çeken konulardan birini teşkil etmiştir. Son yirmi yılda bu konuda yapılan çalışmaların sayısı dahi bu hususu gözler önüne sermeye yetmektedir. Bu durumun kendine göre bazı sebepleri olduğu düşünülebilir. Mesela, Ege Adalarındaki kendine has toplumsal ve ekonomik yapının tüm yönleriyle anlaşılmasını güçlüğü söz konusu sebeplerin başında gelmektedir. İşte bu kitabı meydana getirirken destek alınan motivasyon da daha fazla akademik ilgiyi bu yöreye çekebilme umududur. 1670 tarihli 800 numaralı mufassal tahrir defterinin transkripsiyonunun yapılmış olması, bu gayenin bir ürünü olarak sunulabilir. Böylece -mümkün olduğunca- titizlikle okunup Latin harflerine çevrilen defterden daha fazla sayıda araştırmacının istifade edebilmesi sağlanmaya çalışılmıştır.

Ege‘nin Kikladları içine alan uzak köşesindeki uygulamalar, Osmanlı Devleti‘nde bir çeşit ‘standart’ teşkil ettiği varsayılan Anadolu ve Rumeli‘deki uygulamalardan farklıydı. Oysa Osmanlı devlet anlayışı pratikte büyük bir esneklik gösteriyor, standartların dışına çıkıyordu. Dolayısıyla tek başına tahrir defterinin çevirisi, Doğu Akdeniz coğrafyasında yer alan bir bölgedeki Osmanlı uygulamalarını anlamak için yeterli değildir. Sonuçta, Ege Adaları kendine has yönleriyle Türk okuyucusu için yabancı bir sahayı teşkil etmekte, toponomik ve onomastik zorluklar içermektedir. Tahrir kayıtlarının bu çalışmada kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi, bu zorlukların üstesinden gelmeyi amaçlamaktadır. Böylece bir yandan Osmanlı devlet anlayışının farklılıklar karşısında çözüm üretme kapasitesi ortaya konulduğu gibi bir yandan da geleneksel anlamda Osmanlı sancağı olarak teşkilatlandırılması mümkün olmayan böylesi bir bölgenin hikayesi de anlatılmış olacaktır. Adaların tarihçelerinin ayrıca ele alınması da yine bu coğrafyanın kendine has avantajları ve sınırlılıklarını ifade edebilme, tahrire dayalı yorumların tarihsel bir bağlam içerisine yerleştirme arzusunun bir ürünüdür.

Bu kitapta ana kaynak olarak her ne kadar bir arşiv vesikası merkeze alınmışsa da her zaman son yirmi yılda yapılan başarılı çalışmaların yol göstericiliğinden istifade edilmiştir. (Arka Kapaktan)

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s