Arşiv | Temmuz, 2016

Denizde Çatışmaları Önlemeye İlişkin Uluslararası Kurallar – International Regulations For Preventing Collisions At Sea

31 Tem

denizde çatışmayı önlemeye ilişkin uluslararası kurallar

Yazarlar: Refik Akdoğan, Fikret Altınçubuk

Deniz Ticaret Odası Yayınları

83 Sayfa

Boyut: 16.2 x 23.4

Karton Kapak – 1. Hamur

1995

Açıklama:

ÖNSÖZ

Uluslararası Denizcilik Örgütü (kısa adıyla IMO) tarafından 4-20 Ekim 1972 tarihleri arasında düzenlenen konferansta kabul edilen denizde çatışmayı önlemeye ilişkin uluslararası kurallar ülkemiz Bakanlar Kurulu’nca 15 Temmuz 1977 tarihinden geçerli olmak üzere kabul edilerek 29 Nisan 1978 gün ve 16273 sayılı Resmi Gazete’de “Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü” olarak yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir.

IMO Genel Kurulu’nun Kasım 1981’de yapılan 12. oturumunda bu kurallarda yapılması kabul edilen değişikliklerin 1 Haziran 1982 tarihine kadar konferansa üye ülkelerin üçte birinden fazlasının itirazları olmadığı takdirde bir yıl sonra, yani 1 Haziran 1983 tarihinde yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Belirtilen tarihe kadar bu şekilde itiraz olmadığından kurallarda yapılan değişiklikler 1 Haziran 1983 tarihinden itibaren uluslararası alanda yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Seyir güvenliği bakımından kuralların bu değişikliklerle birlikte bilinmesi ve metnin el altında bulundurulması amacıyla, ihtiyacın önemi de dikkate alınarak odamızca bu kitap derlenmiştir. Değişikliğe ait çeviri odamızca yaptırılmış, ancak Resmi Gazete’de yayınlanmamıştır. Kitabın düzenlenmesinde, gerek kullanımda kolaylık sağlanması, gerekse tereddüt halinde İngilizce orijinal metnin hemen tetkiki imkanı olması düşüncesiyle her maddenin İngilizce metni ile serbest Türkçe çevirisi yan yana gösterilmiştir.

Bu kitabın tertibi ile gerekli tercümeleri yapmak suretiyle bu yararlı hizmetin gerçekleştirilmesinde odamıza büyük ölçüde yardım sağlamış bulunan kaptan Refik Akdoğan’a bu vesile ile teşekkürlerimizi sunarız.

Kitabımızın dünya denizlerinde dolaşan tüm denizcilerimize ve konuyla ilgilenen diğer kişilere yararlı olması temennisiyle denizcilerimize selametle seyirler dileriz.

DENİZ TİCARET ODASI

İçindekiler:

BÖLÜM A – GENEL 1

Kural 1  – Uygulama 1

Kural 2- Sorumluluk 2

Kural 3 – Genel tanımlamalar 2

BÖLÜM B – MANEVRA VE SEYİR KURALLARI 5

KISIM I – HER TÜRLÜ GÖRÜŞ KOŞULLARINDA TEKNELERİN YÖNETİMİ 5

Kural 4 – Uygulama 5

Kural 5 – Gözcülük 5

Kural 6 – Emniyetli Hız 6

Kural 7 – Çatışma Tehlikesi 7

Kural 8 – Çatışmadan Kapıma Hareketi 7

Kural 9 – Dar kanallar 8

Kural 10 – Trafik Ayırım Düzenleri 9

KISIM II – BİRBİRİNİ GÖREN TEKNELERİN DAVRANIŞLARI 11

Kural 11 – Uygulama 11

Kural 12 – Yelkenli Tekneler 11

Kural 13 – Yetişme 12

Kural 14 – Pruva Pruvaya Geliş Durumu 13

Kural 15 – Aykırı Geçiş 13

Kural 16 – Yol veren teknenin Davranışı 13

Kural 17 – Yol verilen Teknenin Davranışı  14

Kural 18 – Tekneler Arasındaki Sorumluluklar 14

KISIM III – KISITLI GÖRÜŞ KOŞULLARINDA TEKNELERİN DAVRANIŞLARI 16

Kural 19 – Kısıtlı görüş koşullarında teknelerin davranışları 16

BÖLÜM C – FENERLER VE ŞEKİLLER 17

Kural 20 – Uygulama 17

Kural 21 – Tanımlamalar 18

Kural 22 – Fenerlerin Görünüşü 20

Kural 23 – Seyir halinde ve kuvvette yürütülen tekneler 21

Kural 24 – Çekerek ve İterek Yedekleme 23

Kural 25 – Seyir halinde Yelkenli tekneler ve Küreli Tekneler

Kural 26 – Balıkçı tekneleri 32

Kural 27 – Kumanda altında bulunmayan veya manevra yeteneği kısıtlı olan tekneler 41

Kural 28 – Su çekimleri nedeniyle seyirleri kısıtlı olan tekneler 50

Kural 29 – Kılavuz Tekneleri 51

Kural 30 – Demirli ve karaya Oturmuş Tekneler 52

Kural 31 – Deniz Uçakları 55

BÖLÜM D – SES VE IŞIK İŞARETLERİ 56

Kural 32 – Tanımlamalar 56

Kural 33 – Ses işaretleri için aletler 56

Kural 34 – Manevra ve Uyarma işaretleri 57

Kural 35 – Kısıtlı görüş hallerinde verilecek ses işaretleri 61

Kural 36 – Dikkat çekme işaretleri 63

Kural 37 – Tehlike işaretleri 63

BÖLÜM E – İSTİSNALAR 64

Kural 38 – İstisnalar 64

EK I – FENERLERİN VE ŞEKİLLERİN YERLEŞTİRİLMELERİ VE TEKNİK AYRINTILARI 65

EK II – BİRBİRLERİNE YAKIN BİR HALDE BALIKÇILIK YAPAN BALIKÇI TEKNELERİ İÇİN EK İŞARETLER 82

EK III –  SESLE İŞARET VEREN ALETLERİN TEKNİK AYRINTILARI 85

EK IV –  TEHLİKE İŞARETLERİ 88

Table Of Contents

PART A – GENERAL 1

Rule 1 – Application 1

Rule 2 – Responsiblity 2

Rule 3 – General Definitions 2

PART B – STEERING AND SAILING RULES 5

SECTION I – CONDUCT OF VESSELS IN ANY CONDITION OF VISIBILITY 5

Rule 4 – Application 5

Rule 5 – Look-out 5

Rule 6 – Safe Speed 6

Rule 7 – Risk of Collision 7

Rule 8 – Action to avoid Collision 7

Rule 9 – Narrow Channels 8

Rule 10 – Traffic Separation Schemes 9

SECTION II – CONDUCT OF VESSELS IN SIGHT OF ONE ANOTHER 11

Rule 11 – Application 11

Rule 12 – Sailing Vessels 11

Rule 13 – Overtaking 12

Rule 14 – Head – on Situation 13

Rule 15 – Crossing Situation 13

Rule 16 – Action by Give – way Vessel 13

Rule 17 – Action by Stand – on Vessel 14

Rule 18 – Responsibilities between Vessels 14

SECTION III – CONDUCT OF VESSELS IN RESTRICTED VISIBILITY 16

Rule 19 – Conduct of Vessels in Restricted Visibility 16

PART C – LIGHTS AND SHAPES 17

Rule 20 – Application 17

Rule 21 – Definitions 18

Rule 22 – Visibility of Lights 20

Rule 23 – Power – driven Vessels underway 21

Rule 24 – Towing and Pushing 23

Rule 25 – Sailing Vessels underway an Vessels under Oars 29

Rule 26 – Fishing Vessels 32

Rule 27 – Vessels not under Command or Restricted in their Ability to Manoeuvre 41

Rule 28 – Vessels constrained by their Draught 50

Rule 29 – Pilot Vessels 51

Rule 30 – Anchored Vessels and Vessels aground 52

Rule 31 – Seaplanes 55

PART D – SOUND AND LIGHT SIGNALS 56

Rule 32 – Definitions 56

Rule 33 – Equipment for Sound signals 56

Rule 34 – Manoeuvring and Warning Signals 57

Rule 35 – Sound signals in restricted visibility 61

Rule 36 – Signals to attract Attention 63

Rule 37 – Distress signals 63

PART E – EXEMPTIONS 64

Rule 38 – Exemptions 64

ANNEX I – POSITIONING AND TECHNICAL DETAILS OF LIGHTS AND SHAPES 65

ANNEX II – ADDITIONAL SIGNALS FOR FISHING VESSELS FISHING IN CLOSE PDXIMITY 82

ANNEX III – TECHNICAL DETAILS OF SOUND SIGNAL APPLIANCES 85

ANNEX IV – DISTRESS SIGNALS 88

Dış Politika ve Kıbrıs Dosyası

29 Tem

Dış Politika ve Kıbrıs Dosyası

Yazar: Bülent Ecevit

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

469 Sayfa

ISBN: 9786053602293

Boyut: 15.5 x 23.0

Karton Kapak – 3. Hamur

2011

(görsel: iskultur.com.tr, bilgi: iskultur.com.tr, kaynakyayinlari.com)

Açıklama:

Dış Politika ve Kıbrıs Dosyası;

“Türk Silahlı Kuvvetlerimiz Kıbrıs’ta indirme ve çıkarma hareketine başlamış bulunuyor. Allah milletimize, bütün Kıbrıslılara ve insanlığa hayırlı etsin. Bu şekilde insanlığa ve barışa büyük bir hizmette bulunmuş olacağımıza inanıyoruz. Öyle umarım ki, kuvvetlerimize ateş açılmaz, kanlı bir çatışmaya yol açılmaz.

Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil Rumlara da barış getirmek için Ada’ya gidiyoruz. Bu karara ancak bütün politik, diplomatik yolları denedikten sonra mecbur kalarak vardık. Bütün dost memleketlere, bu arada son zamanlarda yakın istişarede bulunduğumuz dost ve müttefiklerimiz Amerika ve İngiltere’ye meselenin müdahalesiz halledilmesi, diplomatik yollardan halledilebilmesi için, gösterdikleri iyi niyetli çabalar için şükranlarımı belirtmeyi borç bilirim. Eğer bu çabalar sonuç vermediyse elbette sorumlusu bu iyi niyetli gayretleri gösteren devletler değildir. Tekrar bu hareketin insanlığa, milletimize ve bütün Kıbrıslılara hayırlı olmasını dilerim. Allahın milletimizi ve bütün insanlığı felaketlerden korumasını dilerim.”

Cumhuriyet tarihi boyunca Türk askerini, yalnızca Türkiye’nin inisiyatifi ve kararıyla ilk kez ülke sınırları dışına taşıyan harekâtın ardından Bülent Ecevit böyle konuşmuştu. Kıbrıs Barış Harekâtı, siyasette geçirdiği yaklaşık elli yıllık dönemde Ecevit’in dış politika konusundaki en büyük başarısı olarak anılacak ve kendisine “Kıbrıs Fatihi” unvanını kazandıracaktı.

Elinizdeki kitap, Ecevit’in uzun siyaset hayatı boyunca dış politika konusunda yazdıklarından ve söylediklerinden oluşuyor.

Dr. Fazıl Küçük ve Kıbrıs

29 Tem

Dr. Fazıl Küçük ve KıbrısYazar: Rukiye Maden

Tarihçi Kitabevi

328 Sayfa

ISBN: 978-605-4534-48-7

Boyut: 13.5 x 21.0

2014

(görsel ve bilgi: tarihcikitabevi.com)

Açıklama:

Sunuş

Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türklerinin Milli Mücadele kahramanı ve sembol isimlerinden birisidir. Hayatını Kıbrıs Türklerinin varlığını korumaya adamış büyük bir devlet adamıdır.

İkinci Dünya Savaşı sonunda Kıbrıs’ın yönetimini bırakmak isteyen İngiltere, 1947’de Paris Anlaşması’yla İtalyanlardan aldığı Menteşe Adaları’nı (On İki Ada) Yunanistan’a vermiştir. Bu ödülle Megali İdea düşüncesine tekrar dönen Yunanistan, Kıbrıs’ın da kendisine verilmesi için büyük bir çaba içine girmiştir. Nitekim 16 Şubat 1951’de Yunanistan Başbakanı Sofoklos Venizelos “Kıbrıs’ın Yunanistan’a katılması” isteğini açıklamıştır. İngiltere’ye bu yönde yapılan girişimler sonuçsuz kalınca, bu defa konuyu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na götürmüşlerdir. Birleşmiş Milletler’in konuyu ele almaması Yunanistan’da büyük bir düş kırıklığına sebep olmuştur. Bu gelişmeler üzerine Kıbrıs Rumları “Kıbrıs Mücadelesi İçin Milli Teşkilat” (Ethniki Organosis Kyprion Agoniston) anlamına gelen kelimelerin baş harflerinden oluşan EOKA terör örgütünü kurmuşlardır. General Grivas’ın öncülüğündeki tedhiş örgütü, devlet dairelerine ve Ada Türklerine saldırılar başlatmıştır. 21 Haziran 1955’de Rum tedhişçilerin attıkları bombalarla on dört Türk yaralanmıştır. Ertesi gün Dr. Fazıl Küçük Türk Hükümeti’ne bir telgraf göndererek, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini Türkiye’ye bıraktıklarını bildirmiştir. Bu sıkıntılı süreçten sonra Ada’nın geleceğiyle ilgili bütün görüşmelerde Kıbrıs Türklerinin lideri Dr. Fazıl Küçük’ü görmek mümkündür. 1931 yılından itibaren muhtelif gazetelerde yazdığı köşe yazılarıyla ve 1943 yılından itibaren ise “Halkın Sesi” adlı gazetesiyle halkı aydınlatma ve örgütleme yolunda büyük çaba gösteren Dr. Küçük, hekimlik ve fikir adamlığı yanında iyi bir teşkilatçı olduğunu birçok savunma örgütü kuruculuğuna önderlik ederek de ispatlamıştır. Bu örgütlerden en önemlisi, Türk Mukavemet Teşkilatı’dır. Kısa adı “TMT” olan Türk Mukavemet Teşkilatı, Rum saldırılarına karşı Kıbrıs Türklerinin en önemli güvencesi olmuştur.

1959 yılı başlarında yapılan Zürih ve Londra Anlaşmaları sırasında Ada Türklerini büyük bir liyakatle temsil eden Dr. Küçük, bu anlaşmalarla kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak Türk toplumunun güvencesi olmuştur. Bu yıllarda Dr. Fazıl Küçük ve Rauf R. Denktaş omuz omuza Kıbrıs Türklerinin mücadelesinde öne çıkmışlardır. İki liderin de birçok ortak yanı bulunmakla beraber en önemli özellikleri Anavatan Türkiye sevgisi ve güvenidir. Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumların Enosis gayretleri neticesi işlemez hale gelince bu iki lider Geçici Türk Yönetimi’ni kurmaya zorlanmış, 28 Aralık 1967’de kurulan yönetimin başına Dr. Fazıl Küçük, başkan yardımcılığına da Rauf R. Denktaş getirilmiştir. Bu tarihten sonra Kıbrıs Türklerinin Rumlarla birlikte yaşama girişimleri sonuçsuz kalmış ve fiilen bölünmüş olan iki toplum 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile bağımsız iki cumhuriyet haline gelmiştir.

Türkiye’nin milli davası olan ve uğruna birçok canlar feda edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bayrak isimleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf R. Denktaş’tır. Kıbrıs davasının öncüsü, değerli devlet adamı Dr. Fazıl Küçük’ü bilimsel olarak inceleyen Rukiye Maden’i başarılı çalışmasından dolayı kutlar, bu vesileyle adını Kıbrıs tarihine altın harflerle yazdıran bu kıymetli şahsiyetin hayatı ve toplumu için yaptığı mücadelenin genç nesiller tarafından daima hatırlanmasını dilerim.

Prof. Dr. Süleyman BEYOĞLU

20 Temmuz 1974 Şafak Vakti – Kıbrıs

29 Tem

20 Temmuz 1974 Şafak Vakti - Kıbrıs

Yazar: Mesut Günsev

Alfa Yayınları

230 Sayfa

ISBN: 9789752975293

2004

(görsel: dr.com.tr, bilgi: alfakitap.com)

Açıklama:

20 Temmuz; özgürlüğe ve insanca yaşama hakkına sahip onurlu bir halk olarak varlığımızın pekiştirildiği ve dünyaya ilan edildiği unutulmaz gündür.

20 Temmuz; 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen ve tüm Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan Enosis amaçlı faşist darbeye “DUR” denilen, hem Türk hem de Rum toplumuna özgürlüğün getirildiği, Yunanistan’a bile demokrasiyi geri getiren bir olgudur.

20 Temmuz; Kıbrıs Türk toplumunun imhasını önlemek amacıyla yasal garantörlük hakkının Anavatan tarafından (çok pahalıya mal olacağı bilinerek) kullanıldığı, Mehmetçik,in soydaşları uğruna seve seve canını feda etmeye koştuğu gündür.

20 Temmuz; Ada’da yıllarca süren savaş ve huzursuzluk ortamının her iki toplum için barış ve güven ortamına dönüşmesini sağlayan haklı bir müdahalenin tarihi başlangıcıdır.

Kıbrıs Sarmalı – Nasıl Bir Çözüm?

29 Tem

Kıbrıs Sarmalı Nasıl Bir Çözüm?Yazar: Hüner Tuncer

Kaynak Yayınları

264 Sayfa

ISBN: 9789753436441

Boyut: 14.0 x 20.0

Karton Kapak – 3. Hamur

2012

(görsel: kaynakyayinlari.com, bilgi: kaynakyayinlari.com, dr.com.tr)

Açıklama:

300 yıllık Osmanlı toprağı Kıbrıs, 1878’de İngilizlere terk edilirken Ada’daki Türk nüfusun geleceği, hiçbir güvenceye bağlanmamıştı… Kıbrıs Türk toplumu, o tarihten beri kâh tek başına kâh Rum komşuları ile birlikte, kâh Rum komşularına karşı kâh da İngiltere ve AB’ye karşı “kendi kaderini özgürce belirleme hakkı” mücadelesi veriyor. Özellikle 1950’lerden beri “Kıbrıs sorunu”, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerindeki değişmez gündem maddelerinden biri oldu. Soruna müdahil olan Batılı devletler, sorunu çözmek yerine sarmala dönüştürdüler.

Macmillan Planı, Acheson Planı, de Cuéllar Planı, Annan Planı… Zürih Antlaşması, Londra Antlaşması, Dört Nokta Anlaşması, On Nokta Anlaşması, Ortaklık Konseyi Anlaşması… Cenevre Protokolü, İşlevsel ve Yapısal İşbirliği Protokolü… Taraflar arasında sayısız görüşme ve Zirve Toplantıları… “Kıbrıs Sorunu”nda “çözümsüzlük” sürüyor.

Deneyimli diplomat ve uluslararası ilişkiler uzmanı Doç. Dr. Hüner Tuncer, 1950’den günümüze Kıbrıs Sarmalı’nın tarihini ve bu tarihin ortaya çıkardığı dersleri anlatıyor bu kitapta…

Tarihten Gelen Çığlık – Kıbrısta Soykırım (1955 -1974)

29 Tem

Tarihten Gelen Çığlık - Kıbrısta Soykırım (1955-1974)  Kıbrısta Soykırım 1955-1974

Yazar: Atilla Çilingir

Derin Yayınları

320 Sayfa

ISBN: 9786055500085

Boyut: 13.5 x 21.5

Karton Kapak – 2. Hamur

2011

(görsel: dr.com.tr, bilgi: bilgeoguz.com, eren.com.tr)

Açıklama:

Bu kitap; sizlere hayata korkusuzca bakan ve özgürlüğe koşarken yok edilen diri diri toprağa gömülenlerin ‘tarihten gelen çığlıklarını’ anlatacak…
Bu kitap: sizlere ata yadigârımız olan Kıbrıs adasında yok edilmek istenen ‘Kıbrıs Türk Halkına’ yaptıkları mezalimler uygulamak istedikleri soykırım suçuyla bu insanlık ayıplarına imza atan Rumların; neler yaptıklarına tanıklık edecek…
Tarihin yazıldığı bazı defterler vardır! O defterlere konu olan gerçekler günü geldiğinde sorgulanır sonucu alınır ve bir daha açılmamak üzere kapanır…
Ama bazıları ise hep açık kalır! Hele o defterin başında ‘Kıbrıs Türk’üne Uygulanan Soykırım’ yazılı ise! Ve bugüne kadar bu insanlık suçunu işleyen Rumlar; uluslar arası yargı karşısında değil hesap vermek en azından bu utançlarını kabul ederek Kıbrıs Türk Halkından özür bile dilememişlerse!
Ya sizler! Yıllardan beri bu gerçekleri görmezden ve duymazdan gelen barış havarileri batılı devletler…
Ve sizler! İnsan hakları ve evrensel hukukun temsilcileri! Hukukun üstünlüğü sadece sizler için mi geçerli?
Ya tarihten gelen bu çığlıklara ne demeli?
Ey Rumlar! Ey insanlık âlemi! Size sesleniyorum:
Bu suçu işleyenler; bu bedeli uluslararası platformda ve hukuken mutlaka ödemeli…
” Yiğitlerin kalbi sırların mezarıdır…”

30 Sıcak Gün

28 Tem

30 Sıcak Gün

Yazar: Mehmet Ali Birand

Yazarın Kendi Yayını

560 Sayfa

Boyut: 12.8 x 19.6

Karton Kapak – 2. Hamur

1978

Açıklama:

Yakın Türk Tarihinin en önemli otuz gününün, olayları yanıbaşından izleyen başarılı bir genç gazetecinin kaleminden heyecanlı öyküsü. Kıbrıs Harekatı ile ilgili kararın Ankara’da alınışı, müdahale sırasındaki duyulmamış olaylar ve Cenevre konferansının kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları…30 Sıcak Gün’ü Türkiye’de ve dışarıda tercümesini okuyan herkesin birleştiği nokta şudur: “Kıbrıs olaylarının bu derece gerçekçi, tarafsız ve heyecanlı bir öyküsü yazılmadı”. 30 Sıcak Gün, Kıbrıs Rum ve Yunan basınında yayınlanan tek kitap oldu.

Gazeteciler Cemiyeti’nin 1976 Yılı Birincilik Ödülünü oy birliği ile kazanan tek eser 30 Sıcak Gün, bir gün tarih yazılırken gençlere ışık tutacaktır. (Arka Kapak)

BİNLERCE KELİME

Gazeteciler genellikle, günlük gazeteler gibi, olayları 24 saatliğine yaşarlar. 24 saat daha dolmadan okuyucuların gazeteyi atıvermesi gibi, onlar da yeni olaylara dalarlar.

1974 Kıbrıs krizinin başından sonuna kadar içinde yaşadım. Müdahale devresini Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinin yazı işlerinde, Cenevre konferanslarını da yerinde izledim.

Türkiye Cumhuriyet tarihinin bu en büyüklerinden biri sayılan «olay» sırasında, herkes gibi zaman zaman heyecanlandım, üzüldüm, sevindim… Ardı ardına demeçlerle, birbirini iyi niyetli olduğuna inandırmaya çalışan, haklılığını savunan liderleri, Ottawa’daki Türk – Yunan Dışişleri bakanlarını, sonra Brüksel’deki Türk – Yunan başbakanlarının birbirlerini ikna etmeye çalışışlarını yakından gördüm. Dağlarda bir amaç için çarpışan asker ile sabahlara kadar uyumadan didişen diplomat arasındaki garip ilişkiyi hissettim… Gerçeklere tamamen aykırı resmi açıklamaları duydum, uluslararası baskı metodlarını, tehditlerini izledim.

Bütün bu olayları anlatabilmek için gazeteme binlerce kelime yazı yazdım. Ancak hepsi belirli devrelerde, belirli koşullar altında yapılmış, belirli değerlendirmeleri yansıtıyordu. 24 saat yaşadılar ve ertesi gün hepsi bir kenara atıldı… Oysa bir amaç için çarpışan, didişen insanların çabaları, hesapları, gözden kaçmış gerçekler, önemli olaylar ve gizli tutulan gelişmeler vardı… Türk’ünün de Yunanlısının da, başka ülkelerin başka insanlarının da…

Boyutları hepimizi birkaç defa aşan Kıbrıs olaylarının «EN SICAK 30 GÜNÜNÜ» daha unutulmadan, çeşitli nedenlerle açığa çıkmamış yönleriyle toplu halde anlatmak istedim. Türk’ün, Yunanlının, askerin, diplomatın, sokaktaki insanların aynı anlarda neler düşündüklerini, olaya hangi açıdan baktıklarını araştırdım. Bunu yaparken, yazdığım her satırı görgü tanıklarının anlattıklarına, resmi belgelere ve yapılmış açıklamalara dayandırdım. Bir tarafın söylediğine gösterilen tepkiyi, diğerinlen karşılaştırdım. Kesin kararlar alan kişilerin yanında, onlara yakın çalışanlarla da konuştum. Amacım ne akademik bir değerlendirme yapmak, ne de abartılmış bir «Kıbrıs Zafernamesi» yazmaktı. Sağlam belge ve tanıklara dayanarak, olaylarda rol almış kişilerin amaçları, hisleri, heyecanları ve karşılıklı duydukları kuşkularla yoğunlaşan anlaşmazlıklar dizisini, iyiniyet ve sorumluluk duygusu içinde anlatabilmekti… Herkesce bilinen, ancak eksik bilgiden doğan yanlış «değerlendirmeleri – abartmaları» önlemekti…

Kitabı, Türkiye, Amerika, Yunanistan ve İngiltere’de bulunan ilgili kişilerle yaptığım konuşmalar ve araştırmalarla, altı ayda tamamlıyabildim. Olaylar sırasında birinci derecede yer almış olanlardan, tanıklık etmiş olanlara kadar toplam 95 kişiyle konuştum. Bazıları bilgi verdiler, bazıları sadece şahsi görüşlerini, bazıları değerlendirmelerini anlattılar, bazıları da benim için son derece önemli herhangi küçük bir detayı aydınlatmakla yardımcı oldular. Verdikleri bilgi, kişisel görüş ve değerlendirmelerin sıcaklığını henüz kaybetmemiş olaylar sırasında spekülasyona kaçılmadan, sorumluluk duygusu içinde değerlendirileceği konusunda gösterdikleri güven ve dostluğa teşekkür ederim.

Kıbrıs olayları sırasındaki görevleriyle:

TÜRKİYE’den Başbakan Bülent Ecevit, Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakanı Hasan Esat Işık, Maliye Bakanı Deniz Baykal, Adalet Bakanı Kazan, AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, DP Genel Başkanı Ferruh Bozbeyli, CHP Milletvekili Haluk Ülman, MSP Genel-başkan Yardımcısı İsmail Müftüoğlü, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Emin Alpkaya, Korgeneral Musa Öğün, Türk Genelkurmay yetkilileri, Büyükelçi Orhan Eralp, Büyükelçi Coşkun Kırca, Büyükelçi Kamran Gürün, Büyükelçi Osman Olcay, Orta Elçi Ecmel Barutçu, Orta Elçi Turgut Tülümen ve son derece önemli noktalarda bilgi verip yol göstermelerine rağmen, isimlerinin özellikle yazılmamasını isteyen Dışişleri Bakanlığı mensupları, harekata fiilen katılmış veya kumanda mevkiinde bulunmuş Türk Hava, Kara ve Deniz kuvvetleri mensupları.

YUNANİSTAN’dan, Dışişleri Bakanı G. Mavros, Dışişleri Bakanlığı Siyasi Planlama Genel Müdürü D. Bitsios, Dışişleri Bakanlığı genel sekreteri M. Vlahos, Dışişleri Bakanının özel danışmanı Kyriazidis, Ankara’da Büyükelçi Kozmodopulos.

İNGİLTERE’den, Ankara’da İngiliz Büyükelçisi Sir Horaca Phillips, Dışişleri Bakanlığı Enformasyon dairesi genel Md’ü Tom MacCaffrey, Dışişleri Bakanlığı Türkiye ile ilgili daire yöneticilerinden Bayan Wright ve Bayan Fort, Atina’daki İngiliz Büyükelçiliğinin isimlerini açıklamak istemeyen diplomatları.

AMERİKA’dan, Dışişleri Bakanlığı Türkiye – Yunanistan – Kıbrıs – Malta ile ilgili daire müdürü W. Eagleton, Dışişleri Bakanlığı Türkiye dairesinden Mr. H. Kirby ve Mr. Hishorn, ABD’nin Ankara Büyükelçisi M. Macomber, USIS (ABD Haberler Merkezi) İstanbul ve Ankara büroları yetkilileri ve isimlerinin hiç bir şekilde hiç bir yerde gösterilmesini istemeyen ABD Dışişleri yetkilileri.

KIBRIS’dan, New York’da görüştüğüm Başpiskopos Makarios, Kıbrıs Rum Devlet Başkanı G. Klerides, Kıbrıs Türk Toplumu Başkanı Rauf Denktaş, Türk yönetimi Ticaret Bakanı Vedat Özçelik, Başpiskopos Makarios’un özel danışmanı M. Kyprianou.

VE Atina Milliyet muhabiri Cem Başar, UPI büro şefi BBC – Guardian Atina muhabiri David Tonge, To Vima gazetesi diplomatik muhabiri H. Bousbourellis, Akropolis gazetesi diplomatik muhabiri Kamvisis, Le Monde gazetesi muhabirleri Eric Rouleau ve Marc Marceau, harekatı Kıbrıs’ta izleyen UPI muhabiri John Harris, Guardian’dan P. Keatiy, London Times’den Randall, Daily Mail’den J. Dickie, New York Times’dan Flora Lewis, ile dokümanlarm bulunmasında yardımcı olan İngiliz, Amerikan, Türk meslekdaşlarım, Milliyet Gazetesi Ankara bürosundan Orhan Tokatlı, Orhan Duru, Nilüfer Yalçın,

… Ve bana bu kitap fikrini verip destekleyen eşim CEMRE BİRAND’a teşekkür ederim.

Mehmet Ali BİRAND

İçindekiler:

KİTAPTA NELER VAR?

1 ‘inci BÖLÜM

15 Temmuz Pazartesi — 19 Temmuz Cuma

l’inci kısım: Makarios’a karşı bir darbe yapıldığı haberi Ankara’da telâş ve kuşku yaratıyor. Kimse gerçekçi bir değerlendirme yapamıyor. Afyon gezisini kesip hemen dönen Başbakan Ecevit aynı akşam topladığı Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulundan «Müdahale» kararını aldırıyor… Bakanlar dahil çok az yetkili, müdahalenin gerçekleşeceğine inanıyor… Türk Genelkurmay heyetinin de kuşkuları var. Buna rağmen hazırlıklara başlıyorlar ve tüm plânlar bir günde değiştiriliyor.

2’nci kısım: Müdahale emri Ecevit tarafından imzalanıp Genelkurmay’a verilmiştir. Ecevit, vakit kazanarak hazırlık devresini değerlendirmek ve olanakların tamamını denemek üzere Londra’ya gidiyor.

Wilson ve Callaghan, Ecevit’in önerilerini kesinlikle reddiyorlar… Beklenmediği halde, Sisco devreye giriveriyor ve oldukça sert şekilde Ecevit’i müdahaleden vazgeçirmeye çalışıyor… Bu arada Muhalefet liderleri görüşlerini hükümete açıklıyorlar. Destekleyenler de var, karşı çıkanlar da.

3’üncü kısmı: Herşey hazırdır. Sadece Sisco’nun Atina’dan gelip «Son görüşmeyi yapması» bekleniyor. Kissinger’in yardımcısı, saatler süren çabalarına şu cevabı alıyor: Hayır Mr. Sisco artık çok geç.

II’nci BÖLÜM

20 Temmuz Cumartesi — 24 Temmuz Çarşamba

l’inci kısım: Harekât başlamıştır. Sadece Türkiye değil, dünya şaşkınlık içindedir. Yunan Büyükelçisi H. E. Kozmadopulos, istifa edip Beyrut’a geçeceğini Güneş’e bildiriyor ve bir manga Türk askeri tarafından sınır kapısında selâmlanışını görünce heyecanlanıyor… Yunanistan susarken, Türkiye kaynıyordu.

2’nci kısmı: Ada’ya çıkan Türk birlikleri gece büyük bir baskına uğruyorlar. Yunan alayı ve Rumların amacı gün doğmadan Türk birliklerini denize dökmek. Ankara heyecanlı saatler geçiriyor.

2’üncü kısım: Ege’de, Kıbrıs’a doğru yol alan bir Yunan konvoyu tesbit edilmişti… Vurulması kararlaştırıldı ve uçaklar kaldırıldı: Kocatepe battı.

4’üncü kısım: Ateş-kes çabaları ve baskıları arttı. Kissinger tehdit şeklinde nitelendirilen sözler sarfediyordu. Kabinede ise MSP ile görüş ayrılığı çıkmıştı. Sonunda Genelkurmay’m görüşü alındı ve ateşin kesilmesi kararlaştırıldı.

III’üncü BÖLÜM

23 Temmuz Salı — 24 Temmuz Çarşamba

l’inci kısım: Yunan cuntası bölünmüştü. Makarios’a darbeyi düzenleyen Yuannides yalnız kaldı. Türkiye’ye savaş açma kararı, Kuvvet Komutanları tarafından reddedilince hükümetin politikacılara bırakılmasından başka çıkar yol kalmamıştı. Saatlerce süren toplantı sonunda Karamanlis’in çağırılması kararlaştırıldı.

2’nci kısım: Türk birlikleri, Lefkoşa Hava Alanına girmeye kalkınca, İngiltere büyük bir baskı kampanyası açtı. Birleşmiş Milletler, Türk askerlerine ateş açılacağını bildirdi. B. M. Genel Sekreteri Walldheim ile Türk Büyükelçisi Olcay arasında sert bir tartışma çıktı. Türkiye, B. M. barış gücü ile savaş eşiğine gelmişti.

IV’üncü BÖLÜM

25 Temmuz Perşembe — 7 Ağustos Çarşamba

l’inci kısım: Cenevre Konferansı açıldı ve Kıbrıs’daki Türk birliklerinin ilerledikleri gerekçesiyle, Mavros Konferansı terkedeceğini açıkladı. Krizler dizisi başlamıştı.

2’nci kısım: İlk tıkanıklık çözülmüş ve bildiri üzerinde çalışmalar yapılıyordu. Ada’daki kuvvetlerin çekilmesiyle ilgili madde üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Ancak Ecevit’in telefonu herşeyi değiştiriverdi: Askerlerin geri çekilmesiyle ilgili kelime görmek istemiyorum. Girne’ye çektirdiğim bayrağı kendi elimle indirtmem, diyordu Başbakan. Büyük kriz patladı… Callaghan çok sinirlenmişti. Güneş’e çok ağır sözler söyledi ve ültimatomunu verdi: Ya kabul edersiniz veya ben gidiyorum. Güneş ültimatomu reddederken, istifasını da Ankara’ya yolladı. MSP’nin temsilcisi Müftüoğlu, Güneş’i istifadan geri çevirmek için «intihar edeceğini» ileri sürüyordu. Anlaşmazlığı Kissinger’in aracılığı çözdü ve l’inci Cenevre Deklarasyonu imzalandı.

3’üncü kısım: Cenevre’de kim kazandı? Dünya basını olayları nasıl yorumladı? ikinci Cenevre’ye kadarki devrede Yunanistan ne karar aldı? İkinci harekât nasıl hazırlandı? Kıbrıs’ta neler oldu?

V’inci BÖLÜM

8 Ağustos Perşembe — 14 Ağustos Çarşamba

l’inci kısım: Konferansın doğmadan öleceği belli oluverdi. Yunan heyeti hiç bir anlaşmaya yanaşmak istemiyordu.

2’nci kısım: Saatlerce süren tabelâ kavgası… Denktaş ve Klerides’in gizli sohbetleri, Cenevre Konferansının hiçbir sonuç vermeyeceğini gösterdi. Bir sabah Ecevit parolayı yolladı: Hazırlıkları tamam, Ayşe tatile çıkabilir.

Ancak, Kissinger araya girdi ve Türkiye’nin çok kantonlu önerisiyle «son bir deneme» yapmasını istedi. Kıbrıs’da Türk ordusu çok tehlikeli bir durumdaydı, her an hücuma uğrayabilir ve büyük kayıp verebilirdi. Beklemeye imkân yoktu.

3’üncü kısım: Ecevit bütün riskleri göze alıp, esnekliğini göstermek için yeni öneride bulundu. Cenevre’deki Türk heyeti memnun değildi. Kaygıları bu öneriyi Yunanlıların kabul etmesiydi. Ancak Klerides ve Mavros öneriye 36 saat süre istemekle cevap verdiler. Türkiye bir adım daha atıp önerisini biraz yumuşattı.

CEVAP: HAYIR

Artık Türk Dışişleri Bakanına bir görev düşüyordu: Konferansı saat 01.00’de kesmek.

Heyetler B. M. Sarayından çıkarken, sabahın ilk ışıklarıyla «ZAFER PAROLASI» uyarınca tanklar yürümeye başlıyordu.

EPİLOĞ: Müftüoğlu, siyasi suikastten korktuğu için yanına aldığı tabanca ile saraydan çıktı…

… VE KONFERANS İLE İLGİLİ DÖKÜMANLLAR, EKLER.