Arşiv | Eylül, 2015

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Denizde Kurtarma Hizmetleri

9 Eyl

Denizde Kurtarma Hizmetleri

Yazar: Nazlı Selek

On İki Levha Yayıncılık

146 Sayfa

ISBN: 978-605-152-219-7

Boyut: 16.5 x 23.5

Amerikan Cilt – 1. Hamur

2015

(görsel: onikilevha.com.tr, bilgi: onikilevha.com.tr, hukukmarket.com)

Açıklama:

Çalışma, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girdikten sonra, kurtarmaya ilişkin hükümlerinin, 1989 Kurtarma Konvansiyonu’nun tamamının iktibası suretiyle hazırlanmış olması sebebiyle, bu yeni hükümler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmayı yaparken, çoğunlukla İngiliz hukuku uygulaması ve akademik çalışmalardan yararlanılmış, Türk hukukundaki uygulamalar ile karşılaştırmalar yapılmıştır. İngiliz hukuku uygulaması, kurtarma ile ilgili olarak uluslararası sularda ve dünya denizlerinde gerçekleştirilen faaliyetlerde çoğunlukla LOF tip sözleşmelerin imzalanması ve bu sözleşmelerde de İngiliz hukuku ve İngiltere de tahkim maddelerinin bulunması sebebiyle, uyuşmazlıkların büyük çoğunluğunun İngiliz hukukuna göre çözümleniyor olması, TTK’na yeni giren bazı hükümlerin yorumlanmasında yol gösterici ve fikir verici olması açısından incelenmiştir.
(Önsöz’den)

Konu Başlıkları:

– Giriş
1. Tarihsel Gelişim
2. Kurtarmanın Tanımı, Konusu ve Unsurları
3. Kurtaranın Hakları
4. Kurtarma Faaliyetinden Doğan Yükümlülükler
5. İnsan Kurtarma
6. 1989 Kurtarma Konvansiyonu ile İlgili Değişiklik Çalışmaları
7. Sonuç ve Öneriler
– Kaynakça

Avrupa Kıskacında Kıbrıs

8 Eyl

avrupa kıskacında KıbrısYazar: Erol Manisalı

Derin Yayınları

185 Sayfa

ISBN: 975–646–314–7

Boyut: 13.5 x 19.5

3. Hamur

2004

(görsel: nobelkitap.com, bilgi: nobelkitap.com, babil.com)

Açıklama:

Bu kitap, Kıbrıs uyuşmazlığının içine sürüklendiği çıkmazı, bugüne kadar yazılamayan ve özellikle de gizlenmeye çalışılan yönleri ile ele almaktadır.
Avrupa Birliği’nin Türkiye politikası ile Kıbrıs politikası arasındaki örtüşmeler, ayrıntılı bir biçimde inceleniyor;

– AB’nin Kıbrıs politikası, 1991’den itibaren nasıl ve niçin değişti?

– AB’nin 1990 sonrasında Türkiye politikasının değişmesi, Kıbrıs’ı nasıl etkiledi?

– Türkiye’nin Kıbrıs politikasındaki yanlışlar ve çelişkiler nelerdir?

– Bunların, Türkiye’nin AB politikasındaki yanlışlar ve çelişkilerle bağlantıları nelerdir?

– Türkiye’de hangi çevreler, hangi amaçlarla, “AB ve Kıbrıs politikalarındaki sorunları genişletmiştir.”

– AKP öncesi ve sonrasında, ne gibi politika değişiklikleri oldu? Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün çelişkili değerlendirmelerinin arkasında yatan sebepler nelerdir?

– AB ve ABD’nin Irak ve Kıbrıs politikaları arasındaki benzerlik ve örtüşmeleri doğuran öğeler nasıl gelişti?

Avrupa Kıskacında Kıbrıs kitabı, bugüne kadar tartışılmayan meseleleri de ele almaktadır. Erol Manisalı, yıllar süren kişisel deneyimlerinin yanında, siyasilerle bu konuda yaptığı görüşmeleri de değerlendirmelerinde kullanarak, Kıbrıs ve Türkiye-Batı ilişkileri konusunda yeni bir soluk getiriyor.

Ege’de Temel Sorun – Egemenliği Tartışmalı Adalar

7 Eyl

ege de temel sorun

Yayına Hazırlayan: Ali Karamahmut

Türk Tarih Kurumu Yayınları

ISBN: 9751609542

Boyut: 16.0 x 24.0

Karton Kapak – 1. Hamur

1998

(görsel: ttk.gov.tr, bilgi: ttk.gov.tr, simurg.com.tr)

Açıklama:

Ege Denizi’nde yüzyıllardan beri Osmanlı/Türk hâkimiyetinde olup andlaşmalarla bir başka devlete devredilmeyen coğrafî formasyonlar (ada, adacık ye kayalıklar) üzerindeki Yunan egemenlik iddiaları, Kardak Kayalıkları krizi ile birlikte resmiyet kazanmış, bu durum Ege’de yeni ve temel bir sorunun ortaya çıkmasına yol açmıştır, Yunanistan’ın kurulduğu 1830’dan bugüne kadar, Ege adalarının ülkesel statülerini düzenleyen uluslararası belgelerin hangileri olduğu konusunda bir tereddüt yoktur. Bu belgelerde Yunanistan ülkesine dahil edilen coğrafî formasyonlar, egemenliğin devrine ilişkin Uluslararası Hukuk kuralları çerçevesinde belirlenmiştir. Bahse konu uluslararası düzenlemelerin hiçbirinde, Ege’de, Türkiye ile Yunanistan ve İtalya arasında bir ülkesel sınırlandırma da yapılmamıştır.

Yunanistan’ın egemenlik iddiaları neticesinde ortaya çıkan ihtilaflı adalar sorununun çözümü mümkündür. Bunun için andlaşmalara saygı, iyi niyet ve barışçı çözüme ilişkin samimi bir iradenin ortaya konması gerekir. Aksi takdirde, mevcut egemenlik ihtilâfındaki çözümsüzlüğün, sorunu daha da karmaşık hale getireceği ve Ege Denizi’ndeki diğer uyuşmazlıkların çözümünü güçleştireceği aşikârdır.

Andlaşmalarla Yunanistan’a devredilmeyen adalar üzerindeki Yunan egemenlik iddialarının yarattığı ihtilâfın ortaya çıkmasından sonra, konu hakkında, çoğunluğu Yunan kaynaklı çok sayıda kitap, broşür ve makalede sorun incelenmeye çalışılmıştır. Ancak, anılan çalışmaların hiçbirinin bu kitapta olduğu gibi belgeye dayanan bilgi ile teçhiz edilmediği müşahade edilmiştir.

Coğrafi, tarihî ve hukukî boyutları ile analiz edilmesi gereken mevcut ihtilâfın Ege Denizi gibi sorunlar yumağının bulunduğu bir bölgede yer alması, konunun diğer Ege uyuşmazlıklarına olan etkisinin incelenmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

Bu kitapta, Ege Denizi’nin kısa bir tanıtımı yapıldıktan sonra, Ege’de temel sorun olarak mütalaa edilen egemenliği tartışmalı adalar sorununun ortaya çıkışı ve diğer Ege sorunlarına etkisi, Kardak Kayalıkları krizi ile bağlantılı olarak incelenmiştir. Yapılan kapsamlı arşiv çalışması neticesinde, belgelere dayanılarak, Ege adalarının egemenlik devirlerinin tarihsel gelişimi açıklanmıştır. Ali Kuruahmet (Önsözden)

 

Plankton Bilgisi Ve Kültürü

7 Eyl

plankton bilgisi ve kültürü

Yazarlar: Levent Bat, Hasan Hüseyin Satılmış, Fatih Şahin, Funda Üstün, Zekiye B. Özdemir, Elif Ersanlı

Nobel Akademik Yayıncılık

248 Sayfa

ISBN: 978-605-395-083-7

Boyut: 16.0 x 23.5

(görsel: dr.com.tr, bilgi: nobelkitap.com)

Açıklama:

Besin zincirinin en küçük halkalarını oluşturan plankton tüm sucul ortamlar için en önemli canlılardır. Bunların yapısının değişmesi veya yok olması kendinden sonraki tüm halkaları etkileyecektir. Özellikle balıklar tarafından tüketilen plankton türlerinin hangi ortamda bulunduğunun bilinmesi su bilimleri eğitiminde ve balıkçılıkta oldukça önemlidir. Bu anlamda Su Ürünleri Fakültelerinde “Plankton Bilgisi ve Kültürü” dersinin verilmesi kaçınılmazdır.

Balıkçılıkla ilgilenenlere ve su fakültelerinde plankton üzerine ders alan öğrencilere faydalı olacak bu kitapta planktonun tanımı sınıflandırılması, önemi ve özellikle yetiştiricilik açısından en çok kullanılan türlerinin kültürü anlatılmıştır. Türkiye özelinde denizlerimizde yaşayan türlere değinilmesinin yanında özellikle Karadeniz’de yaşayan plankton türlerinin özellikleri verilmiştir. Bununla beraber Plankton araştırma ve değerlendirme yöntemleri de temel olarak ele alınmıştır. Ayrıca kitapta geçen tüm terimler kitap sonuna sözlük olarak eklenmiştir.

Denizlerin Önemi Ve Türk Deniz Kuvvetleri

7 Eyl

denizlerin ömnemi ve türk deniz kuvvetleri

Yazar: Emine Akçadağ

Bilgesam Yayınları

40 Sayfa

ISBN: 978-605-9963-15-2

2015

(görsel ve bilgi: bilgesam.org)

Açıklama:

Deniz, çağlar boyunca toplumların refah düzeyini, güvenlik algısını, savaş biçimini ve uluslararası ilişkilerini şekillendirmiştir. Denizin devletlerin pek çok politikasını doğrudan etkilemesi, ülkeleri denizler üzerinde daha fazla hâkimiyet sağlama amacıyla güçlü donanmalar kurmaya itmiştir. Hollanda, Portekiz, İspanya, İngiltere ve ABD tarih boyunca uluslararası arenada hegemon konumda olmanın denizden geçtiğini göstermiştir.

Deniz gücü denildiğinde genellikle akla ilk gelen savaş gemilerinden oluşan filodur. Deniz gücü ağırlıklı olarak askeri güç ile bağdaştırılmaktadır. Bu yaklaşım yanlış olmamakla birlikte eksiktir, zira günümüzde deniz gücü dış politika, ekonomi, ticaret ve güvenlik gibi farklı alanları etkileyen bir unsur haline gelmiştir. Küresel çapta hızlı ve öngörülemeyen gelişmelerin yaşandığı yüzyılımızda, denizlerin güvenlik, istikrar, ekonomi ve uluslararası ilişkiler açısından önemi daha da artmıştır. Küreselleşme ve karşılıklı ekonomik bağımlılık sonucu deniz ticareti ve deniz yoluyla enerji nakliyatı her geçen gün artarken farklı ve karmaşık yeni güvenlik tehditleri ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla devletler diğer faaliyetlerin yanında güvenlik ve refahlarını tehdit eden bu unsurlarla da mücadele edecek deniz kuvvetlerine ihtiyaç duymaktadır. Zira deniz kuvvetlerinin erişim ve uzun süreli harekât imkânı, çok yönlü görev yapma kabiliyeti, direnci ve üsse gereksinim duymadan bir yerde uzun süre varlık gösterme kabiliyeti onu diğer kuvvet unsurlarından ayırmaktadır.

Farklı kültürler, uygarlıklar ve dinleri bir araya getiren, üç tarafı denizle çevrili Türkiye için topraklarını çevreleyen bu denizler, ülkenin güvenliği ve refahı açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu sebeple “Anavatanda güvende olmak için, denizde güçlü olmak; dünyada söz sahibi olmak için, tüm denizlerde var olmak” prensibiyle hareket eden Türk Deniz Kuvvetleri etkin ve caydırıcı bir güç olmaya devam ederek Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını, deniz alaka ve menfaatlerini korumak amacındadır.

Türk Deniz Kuvvetleri’nin “milli menfaatlerin olduğu her yerde varlık gösterebilecek bir deniz kuvveti olma” hedefinden yola çıkılarak Deniz Kuvvetleri’nin mevcut güç ve kabiliyetlerinin daha iyi anlaşılması amacıyla Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM), “Denizlerin Önemi ve Türk Deniz Kuvvetleri” raporunu yayımlamaktadır. Bu çalışmanın amacı Deniz Kuvvetleri’nin farklı alanlardaki rol ve görevlerine, ulusal çıkarların korunmasındaki önemine işaret ederek bu konuda Türk kamuoyunda bir farkındalık oluşmasını sağlamaktır. BİLGESAM Araştırma Koordinatörü Dr. Emine Akçadağ tarafından hazırlanan rapor, Bilge Adamlar Kurulu üyelerinden (E) Oramiral Salim Dervişoğlu ve (E) Oramiral Murat Bilgel’in görüş ve önerileri doğrultusunda geliştirilmiş ve yayına hazırlanmıştır. “Denizlerin Önemi ve Türk Deniz Kuvvetleri” raporu, Türk Deniz Kuvvetleri’nin komuta yapısı, imkân ve kabiliyetleri, uluslararası faaliyetleri ve modernizasyon projelerini ele alarak mevcut güç ve kabiliyetlerine değinmektedir. Raporda Türkiye’yi çevreleyen bölgedeki kriz ve güvenlik tehditleriyle mücadele etmek, ulusal çıkarları, deniz alaka ve menfaatleri korumak, uluslararası sularda daha görünür ve söz sahibi olmak için deniz gücü anlamında neler yapılması gerektiğine ilişkin öneriler sunulmaktadır.

Raporun Türk karar mercilerine, akademisyenlere ve ilgili kurum, kuruluş ve kişilere faydalı olmasını temenni eder, raporu hazırlayan Emine Akçadağ’a, rapora değerli görüş ve önerileriyle katkı sağlayan, raporun geliştirilmesi için kıymetli vakitlerini sarf eden (E) Oramiral Salim Dervişoğlu ve (E) Oramiral Murat Bilgel’e, ayrıca emeği geçen BİLGESAM çalışanlarına teşekkür ederim. Doç. Dr. Atilla SANDIKLI- BİLGESAM Başkanı (Sunuştan)

Bağlantı: 

http://www.bilgesam.org/Images/Dokumanlar/0-38-2015083152deniz-kuvvetleri.pdf