Arşiv | Temmuz, 2014

Kuşadası Rant Politikaları Ve Liman (İmar Plan Değişiklikleri, Uydukent, Liman’da Egeports İşgali ve Kentsel Dönüşüm)

22 Tem

d9d1b02f-f30c-44e0-aa38-0718fa0155fa.dr.com.tr

Yazarlar: M. Bülent Tokuçoğlu, Şenol Eskin

Kalkedon Yayıncılık

257 Sayfa

ISBN: 9786054979097

Boyut: 16.0 x 24.0

2.Hamur

2014

(görsel: …, bilgi: kabalcı.com.tr, idefix.com, dr.com.tr)

Açıklama:

“İmar yolsuzluklarında, rant paylaşımlarında ‘idarenin devamlılığı’ esas ilkesi artık kanıksanmış durumda. İktidarlar; imar planlarına aykırı, mahkeme kararlarını çiğnemek pahasına ‘yanlışta ısrar’ ediyorlar. Kuşadası’nın beton ve şantiye kenti kimliğine son vermiyor; turizm, kültür ve sanat kimliği üzerine planlamalar yapmıyorlar.

Her yönetim bir öncekini aratırcasına rant planları hazırlıyor. Rant dağıtım mekanizmalarını ele geçirene kadar ‘kamucu, plancı’ gibi davranıyorlar.

Yönetimi ele geçirdikten sonra ‘plancı değil pilavcı’ oluyorlar.

Ama biliyoruz ki; başka bir Kuşadası mümkün.

Kentin sakini değil sahibi olmak için; durmak yok, mücadeleye devam.” (Tanıtım Bülteninden)

Deniz Şiirleri

22 Tem

şiir denizYazar:  Jaime B. Rosa

Çeviren: Metin Cengiz

Şiirden Yayınları

56 Sayfa

ISBN: 978-605-4825-11-0

Boyut: 13.5 x 21.5

Karton Kapak – Kitap Kağıdı

2014

(görsel: şiirden.net,  bilgi: dr.com.tr, şiirden.net, kitapyurdu.com)

Açıklama:

Bu kitabın temel izleği deniz. 29 şiirden oluşan bu kitapta sevgili deniz, konuşulan, “ey” diye hitap edilen deniz, sığınılan deniz. Varoluşun kökenine ait duyulan kaygılar da yine deniz dolayımında dile getiriliyor. İnsanın varlık koşullarında denizin önemi vurgulanıyor. Denizin nitelikleri, neliği hem gerçekçilik hem mistik boyutta dile getiriliyor. Denizin müziği duyumsatılıyor. Ruhumuzdaki deniz, gözlerimizdeki deniz, imgelemimizdeki deniz anlatılıyor. Jaime B. Rosa bu şiiriyle çağdaş bir destanı İspanya özelinde kurduğu, genel insanlı trajedisiyle besliyor. Önemli bir yapıt. Türk okuyucusuna sunuyoruz.

Deniz Türküsü – Deniz Şiirleri Antolojisi

22 Tem

deniz şiirleri

Derleyen: Abdülkerim Dinç

Akçağ Yayınları

448 Sayfa

ISBN: 9789753383554

Boyut: 13.5 x 21.0

1.Hamur

2001

(görsel: dr.com.tr, bilgi: akcag.com.tr, kitap.antoloji.com, pttkitap.com)

Açıklama:

Abdulkerim Dinç tarafından hazırlanan Deniz Türküsü – Deniz Şiirleri  Antolojisi, adından da anlaşılacağı üzere “deniz”i konu alan, seçilmiş en güzel şiirlerin toplandığı deniz şiirleri antolojisidir.

Osmanlı Bahriyesi’nin Mazisi

22 Tem

osmaziYazar: Hüsnü Tengüz

Hazırlayan: İskender Pala

İDO Kültür Yayınları

101 Sayfa

ISBN: 9789750188008

(görsel: denizhaber.com, bilgi: librabooks.com.tr, denizhaber.com)

Açıklama:

Kendisi de bir denizci olan ressam Hüsnü Tengüz’ün çizimleri ve hatıratlarıyla 1918 yılında oluşturulan “Osmanlı Bahriyesi’nin Mazisi” adlı eser, Prof. Dr. İskender Pala tarafından zenginleştirilerek yayımlandı.

İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ (İDO) tarafından yayımlanan kitapta, Osmanlı donanmasının tarihi, donanma personelinin kıyafetleri ve rütbeleri, gemiler ve deniz olayları konusunda renkli çizimlerle okuyucu bilgilendiriliyor.

Eserde, 2. Beyazıd döneminde yaşanan Burak Adası Deniz Savaşı’nda kendi gemisini yakarak düşmanı engelleyen Burak Reis, 1770’de Osmanlı donanmasının Rus donanması tarafından Çeşme Limanı’nda batırıldığı “Çeşme faciası”, 30 Kasım 1853’te Kırım Harbi sırasında Rus donanmasının Sinop Limanı’nda bulunan Osmanlı donanmasına yaptığı baskını içeren “Sinop faciası” da Hüsnü Tengüz’ün çizimleriyle anlatılıyor.

Akdeniz’i, Türk egemenliğine hediye eden Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa’nın da tarihi kaynaklara uygun yapılmış portresinin bulunduğu eserde, Seyid-i Ali Reis, Turgut Reis, Mezamorta Hüseyin Paşa, Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Çengeloğlu Tahir Paşa, Ateş Mehmed Paşa gibi denizcilerin portrelerine de yer veriliyor.


Eserde, Tengüz’ün çizimleri ile Osmanlı donanmasında yer alan gemiler hakkında da ayrıntılı bilgi bulunuyor.

Büyüklüklerine göre “Kadırga”, “Kalita”, “Kırlangıç”, “Firkate” ve “Çekelve” adıyla anılan kürekle çekilen “çekdiriler” ile “kalyon” ve kalyon sınıfından “balça” gibi Osmanlı’nın ilk harp gemilerinin canlandırıldığı eserde, ilk zırhlılar ve ilk vapurlara da yer veriliyor.

Sultan Abdülmecit devrinde inşa edilen ve içinin süslemeleri ile ünlü “Mecidiye” vapuru, Osmanlı bahriyesinde yerli personelle yapılmış olan ilk gemilerden 3 direkli yelken donanımıyla narin bir görüntüye sahip olan “Feyzi Mab’ud” gemisinin çizimi de eserde yer alıyor.

İngiltere’den sipariş edilen ilk gemi “Sultaniye” vapuru ile yine İngiltere’den Padişah Abdülaziz için sipariş edilen “İstanbul” vapuru da çizimlerle tasvir ediliyor. Bu vapurların daha sonra Şirket-i Hayriye gemilerinden biri olarak şehirler arası hatlarda çalıştırıldığı belirtiliyor.

Osmanlı Tersaneleri

Osmanlı tersanelerine de yer verilen eserde, Osmanlı devletinin İzmit, Sinop ve Gelibolu tersaneleri gibi pek çok tersanesinin bulunduğu, içerisinde en büyük ve en gelişmişinin İstanbul tersanesi olarak bilinen Tersane-i Amire olduğu ve Kasımpaşa Haliç kıyısında bugünkü Taşkızak tersanesinin bulunduğu yerde olan tersanenin Sultan 2. Bayezıd döneminden itibaren Osmanlı donanmasına hizmet ettiği anlatılıyor.

Eserde, Sultan 2. Mahmud döneminde Navarin’de 20 Ekim 1827’de müttefik donanması tarafından batırılan ve elinde donanma namına pek varlık kalmayan Osmanlı donanmasının 3 yıl içinde tersanelerinde üretilen 37 savaş gemisiyle yeniden dirilişi ise şöyle anlatılıyor:

“Osmanlı-Rus savaşı devam ediyor ve hiçbir deniz harekatı yapılamıyordu. Karadeniz’de 16 kapak ve bir o kadar da fırkateynden oluşan Rus donanması serbestçe dolaşır olmuştu. Nitekim 1828’de Varna ablukası, donanmasızlığın bir sonucuydu. Denizden lojistik desteği kesilen kara ordularımız çok güç durumlara düşmüştü. 1826 yılında yeniçeri ocağı kaldırılınca yeni nizamlar getirilmiş, deniz askeri de yeni bir teşkilata bağlanmıştı.

Sultan 2. Mahmud bahriyenin önemini bilenlerdendi. Tersaneler olağanüstü bir gayretle faaliyete geçirilip gemi inşasına başladılar. 1831 yılına gelindiğinde Kaptan-ı Derya Damat Halil Paşa komutasında Akdeniz’e bir Osmanlı filosunun gitmesi gerekmişti.

İşte 3 yıl içinde sıfırdan inşa edilen bu donanmada 2 adet 3 ambarlı kalyon, 7 adet kapak, 12 fırkateyn, 14 korvet olmak üzere toplam 37 kıta büyük savaş gemisi vardı. Bu donanmanın Akdeniz’de gösterdiği ufak tefek birkaç başarılı harekatın ardından İstanbul’a gelişi memlekette bir bayram havası estirmişti.”
  

Donanma Geri Kalmasın Diye   

Eserde ayrıca, 19. yüzyılda Avrupa’da denizci devletlerin gemi inşasında yol katetmeleri üzerine Osmanlı donanmasının geri kaldığını düşünen Sultan Abdülaziz’in, yelkenli kalyonlar ve fırkateynlere makine koyulmak üzere İngiltere’nin Glasgow tezgahıyla anlaştığı, ilk etapta İngiltere’ye “Kosova” kalyonu ile “Ertuğrul” ve “Hüdavendigar” fırkateynlerinin gönderildiği belirtiliyor.

Zırhlı gemi sisteminin Osmanlı donanmasına 1864 yılında girdiği, İngiltere Glasgow tezgahlarında inşa edilen ilk zırhlıların “Osmaniye”, “Orhaniye”, “Mahmudiye” ve “Aziziye” fırkateynleri olduğu belirtilen eserde, bu zırhlıların inşasının donanmanın İngiltere’ye bağımlılığını iyice arttırdığı kaydediliyor (Kaynak: denizhaber.com).

Soğuk Savaş Sonrasında Karadeniz

18 Tem

419519_2-168x254Yazar: Burçin Çınar

Phoenix Yayınevi

264 Sayfa

ISBN:  9786054657360

Boyut: 13.5 x 19.5

1. Baskı

2013

(görsel ve bilgi: phoenixyayinevi.com)

Açıklama:

“Şayet İtalyanların “Mare Nostrum”u Akdeniz ise, bizimkinin de Karadeniz olması gerektir. Mamafih, memleketimizin kuzeyini bir uçtan diğerine kaplayan bu koskoca su kütlesiyle ve ona kıyıdaş devletlerle ilişkilerimiz ihmal edilmişlik öyküleriyle doludur. Bilhassa Soğuk Savaş Türkiye’nin Karadeniz’le alaka düzeyini “hamsi”ye indirgemiştir. Burçin Canar’ın son derece titiz biçimde incelediği 20 yıllık dönem, bir yandan Karadeniz’in uluslararası siyasetteki öneminin artmaya başladığı, diğer yandan da Karadeniz havzası ülkeleri arasındaki ilişkilerin yoğunluk kazandığı bir zaman dilimi olması bakımından dikkate şayandır. Bölge ülkeleri Karadeniz’e “hepimizin denizi” olarak yaklaştıklarında, bölgesel işbirliği, istikrar, huzur ve barış iklimi de tesis edilecektir. Elbette, bölge dışı küresel güç merkezleri çomak sokmadığı müddetçe.”

 

Bir Gemi Katibinin Esaret Hatıraları

18 Tem

birgemikatibininesarethatiralari_3260_60377

Yazar: Hasan Basri Efendi

Hazırlayan: Bedrettin Görgün

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık

424 Sayfa

ISBN: 978-975-08-1675-8

Boyut: 13.5 x 21.0

2009

(görsel: edebiyatdefteri.com, bilgi: ykykultur.com.tr)

Açıklama:

6 Kasım 1914’te batırılan Mithatpaşa gemisinin kâtibi Hasan Basri Efendi’nin Sibirya’daki esaret hatıraları.

“Denize düştüğüm anda bir iki kere yuvarlandım, battım, çıktım. Çünkü güverteden atlamış idim. Gerçi güverte bir derece alçalmış bulunuyordu. Gemi (Mithatpaşa) ağır ağır suya giriyordu… Biz bir türlü gemiden ayrılamıyoruz. Tahtada bulunanlara bir parça gayret edin gemiden ayrılalım diyorum. Hiçbirisinde lakırdı anlamak yok. Yarabbi şimdi gemi denize girdiği anda bizi de çekecek burada öleceğiz, diye düşünüyordum.”

Ticaret Hukuku

17 Tem

9786055373139

Yazar: Tamer Bozkurt

On İki Levha Yayıncılık

573 Sayfa

ISBN: 978-605-5373-13-9

Boyut: 16.0 x 23.5

Amerikan Cilt – 1. Hamur

5. Baskı

2011

(görsel ve bilgi: onikilevha.com)

Açıklama:

Kitap baştan sonra tekrar gözden geçirilmiş; yepyeni birçok şema eklenmiş; bazı bölümlerin daha iyi anlaşılması için bu kısımlar tekrar yazılmıştır. Kambiyo senetlerinin daha somut anlaşılması için, kitaba gerçek bono-çek ile ciro zinciri konulmuştur. Yine bir ödememe protestosu da ilgili yere yerleştirilmiştir. Ticaret hukukunun diğer alanları ile ortak bazı bilgilerde birleştirmeler ve özetlemeler de bu baskının önemli yeniliklerindendir.
12.4.2011 tarih ve 6215 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen madde, ilgili yerlere işlenmiştir.
Bu baskıda kitabımıza birçok yeni kısım eklenmiştir. Bunlar;
a) Kıymetli evrak hukuku ile ilgili, daha önce fazla sorulmayan, zaman zaman seçeneklerde gördüğümüz sebepsiz zenginleşme, karşılığın intikali; araya girme suretiyle kabul ve ödeme; suret ve nüshalar, senet metninde değişiklikler ile retret yeni bölüm olarak kitaba işlenmiştir. Yine emtia senetleri (makbuz senedi ve varant) de ilgili yerlere eklenmiştir.
b) Bu baskı ile ilk defa kapsama aldığımız, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 762 vd’da düzenlenen kara taşıma hukuku bölümünü de -çıkabilecek bir soruda öğrencilerin mağdur olmaması için- yazma gereği duyduk. Bu yüzden kitabımızın adını da değiştirerek “Kıymetli Evrak Hukuku-Sigorta Hukuku-Deniz Ticareti Hukuku- Kara Taşıma Hukuku” yaptık.
c) Kıymetli evrak hukuku ile ilgili Yargıtay’ın çok yeni tarihli (2009-2011) pek çok kararı ilgili yerlere işlenmiştir.
d) 2010 Aralık ve 2011 Nisan Adlî Yargı sınav soruları da ilgili yerlere işlenmiş ve metin içinde gerekli bağlantıları kurulmuştur.
e) JUSTICE soru bağlantıları 8. baskıya göre güncelleştirilmiştir.
f) Kitabın sonundaki deneme sınavlarına, onar sorudan oluşan “üç”deneme sınavı daha eklenmiştir. Bu sorular da özellikle adli yargı sınavlarında sorulmayan konulardan tercih edilmiştir.